28 Eylül 2017 Perşembe

Yeni Güncellemeler

Evet 2018 zamlarımız pardon güncellemelerimiz hayırlı olsun.. Yine sabah gazatesi ve yine skandal bir başlık, Yaşam kalitemiz artacakmış bu güncelleme ile;


Bu arada aklıma bu konuyla ilgili süper bir fıkra geldi. Onuda yazayım sizlere,

vezirler huzura çıkmışlar: 
- padişahım, hazinede para kalmadı. yeni vergilere ihtiyacımız var, diyerekten.. . 
padişah, kavuğunun altından kafasını kaşımış, 
- eeee! ne vergisi koyalım?, demiş... 
vezirler: 
- köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar! 
padişah, 
- tamam, demiş.
aradan bir süre gectikten sonra sormuş vezirlerine: 
- nasıl, halk hayatından memnun mudur? herhangi bir şikayet var mı ? 
- hiçbir tepki yok sultanım! 
- iyi o zaman köprünün diğer tarafına da bir adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın! 
aradan bir süre geçmis, padisah tekrar sormus vezirlerine: 
- var mı halinden şikayet eden? 
- yok! 
halkının tepkisizliğine kızan padisah, gürlemiş: 
- köprülerin ortasına da bir tane adam koyun, gelip geçeni köprünün ortasında becersin! 
aradan birkac gün geçmiş, halktan bir tepkinin olmamasına içerleyen padişah, çağırmış vezirlerini, 
-halkı dinleyelim hele bir, demiş. 
gitmişler köye, padişah sormuş:
- halinizden memnun musunuz, var mı bir şikayetiniz? 
ses yok. 
padişah tekrar : 
-ulan demiş, taş üstünde taş, omuz üstünde baş komam! var mı şikayeti olan hemen söylesin! 
diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmus: 
-padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!.. 
- eeee!, demis padisah bir umutla... ne olmuş o köprünün ortasindaki adama??? 
- aksamlari cok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, eve geç kalıyoruz, mümkünse bir adam daha koysanız...

Kısacası herkes halinden memnun durmak yok devam...

25 Eylül 2017 Pazartesi

Emek Hırsızlığı

Size yaşanmış bir olaydan bahsetmek istiyorum,

Yıllar önce bir firmada öz veriyle çalışan, firmada ne dolaplar döndüğünü bilmeden işyerinde ve hayatındaki zorluklar ile kendi kendine baş etmeye çalışan yeri geldiğinde maaş bile almayan biri varmış. İş yerinde sürekli maaşlar geç yatarmış.. Bu geç ödemeler tabii ki 1-2 gün değilmiş. haftalar bazen ayları bulurmuş.. Tabii bu durumda çalışanların ödemeleri gecikir ve kişiler genelde banka faizleri ile boğuşurmuş.. Neyse bahsettiğimiz bu çalışan bir gün evlenmiş ve patronu ona yahu sen çok çalışıyorsun sana bir ay fazladan maaş verelim demiş. Çalışanda Abi siz zamanında maaş verin benim bir isteğim yoktur. Demiş. patron hayır bu ay maaşın çift. diyip sıvazlamış sırtını.. yine bir gün yeni evli çalışanımız bir gelenek haline gelen muhasebe çalışanına maaş sorma gafletinde bulunmuş. Muhasebeci maaş bu ay zor yatacak arkadaş. demesiyle odadan çıkarken sinirle gelen patronun asıl adamı sen ne cürretle maaş soruyorsun? zaten ne yapıyorsun? ve bunlar yetmezmiş gibi ağıza alınmayacak küfürler edip üstüne yürümüş çalışanın çalışanda karşılık vermiş tabii.. Ertesi gün büyük patron yanına çağırmış çalışanı demiş ki seni kovuyorum. Bunca yıllık çalışma durumun umrumda değil paranı vereceğim içeride iki maaş artı tazminatını falan filan ödeyeceğim. Şimdi sen gidip sağda solda anlatırsın beni rezil edersin. herkese yalan söylersin. O yüzden bütün paranı ödeyeceğim. Çalışan peki demiş. zaten ne yapabilirmiş ki?.. Çünkü bir başka çalışanda alacaklarını alamadağı için firmayı dava etmiş. Davayı kazandığı halde zırnık alamamıştı.. Onuda biliyordu. Neyse Çalışan patronu arayıp ne zaman ödeme olacak diye sorarken patron hep ha bugün, ha yarın diyerek zamanı geçiriyor. Meğersem A.Ş firmada olan herşeyi LTD. ye aktarıyormuş. tabii bu çalışana ödenmesi gereken maaş+tazminat ın üstüne yatıp birde çalışan bunu dava ederse ve kazanırsa A.Ş firmadan birşey alamasın diye çalışanı oyalıyormuş.. Çalışan yine bir gün patronu aramış. ama cebi hep meşgul.. her aradığında.. Meğersem akıllı patron çalışanı engellemiş.. Çalışan başka bir numaradan aradığında patron şak diye açmış telefonu.. Çalışan hayretle Abi benim telefonumu neden engellediniz demiş. Patronda 2 aydır arıyorsun yeter ödeyeceğiz paranı demiş.. ve ondan sonra ne çalışan patron ile görüşmüş ne patron çalışanın ödemesini yapmış.. böyle tam tamına 3 yıl geçmiş.. Hala maaş+tazminatını alamamış çalışan..

Kısacası emek hırsızı çok memlekette.. Hırsız çok olunca haliyle adalet işlemiyor.. Bu anlattığım olayın belki fazlası vardır ama kesinlikle tarafsız bir ağızdan yazılmıştır. Büyük ünvanlar ile çalışan kişiler lütfen insanların haklarını emeklerini hiçe saymayın.. işin birde psikolojik yönü var tabii.. Bu çalışan yeni evliydi ve bir sürü borcu vardı.. işsiz kaldığı dönemde borçlarını yine sağdan soldan borç alarak ödedi..

18 Eylül 2017 Pazartesi

Başbakanlık Osmanlı Arşivleri Binası

Aşağıdaki resimde gördüğünüz otel binası Sultanahmet’te. Otel olmadan önce “Başbakanlık Osmanlı Arşivleri” binası idi. Devlet yetkililerimizin aklına birden bu binanın çok eskidiği restore edilmesi gerektiği fikri geldi. Restorasyona alındı. “Başbakanlık Osmanlı Arşivi restorasyon çalışması” diye bir koca tabela da asıldı. Gel zaman git zaman bir de bakıldıki koca Osmanlı Arşiv binası, abrakadabra “Otel” oluvermiş.
Resimdeki otel işte o otel. Sura Hagia Sophia Hotel.
Arşiv bahçesinde bulunan limon, defne ve asma ağaçları da kesilmiş. İnşaat sırasında asırlık çınarlar da zarar görüp kurumaya başlamış..
Arşivler ne mi oldu? 100 milyon belge ve 370 bin defter bulunan henüz tasnif edilmiş ama okunmamış koca arşiv Kağıthanede dere yatağında bir binaya doldurulmuş. Sonra sel basmış, yarısı mahvolmuş kalanı da nemden küflenmeye ve silinmeye yüz tutmuş.
Atalarının mezar taşını okuyamamaktan yakınan, Osmanlıca zorunlu olsun diye yaygara koparan zevat’ın yediği halta bakılırsa, dertlerinin ne olduğu çok açık. Cumhuriyetle hesaplaşmak..
“Hüvelbaki Osmanlı ”
Mezar taşında bu yazıyor.Okuyabildin mi şimdi?

Restore edilmeden! (Otel olmadan! desek daha mı doğru olur?) önceki fotoğraf


Buda Şimdiki,


Buda var,