20 Aralık 2017 Çarşamba

Uygun Gördüler!

''Malatya’da kazansak yine liderdik. Yani kötü giden bir şey yoktu. Şu anda da hala şampiyonluk şansı olan, zirvede tutunan bir takım var. Kısacası kötü giden bir şey yoktu. Ancak böyle bir ayrılığı uygun gördüler!"

Yukarıda yazılanı söyleyen adamın hakikaten kim olduğu önemli değil. aynen dediği gibi.. Birileri uygun görür ve biz yaşarız yada ölür..

Maalesef.. Hayat böyle..

Of of..

16 Aralık 2017 Cumartesi

1999 dan 2017 ye Kabaca Ekonomi

1999 dan 2017 ye Kabaca Ekonomiden bahsedelim, 1999un zamli fiyatlari; (hem de bunlar deprem ertesi zamlanmış fiyatlar.) buyrun link

ürün fiyat ( eski tl)
kısa samsun, maltepe 150.000
uzun samsun, maltepe 175.000
uzun tekel 2000 450.000
kısa tekel 2000 (kutulu) 400.000
uzun tekel 2001 300.000
kısa tekel 2001 250.000
35 cl. yeni rakı 1.400.000
70 cl. yeni rakı 2.500.000
70 cl. normal votka 2.000.000
70 cl. cin 2.150.000
75 cl. buzbağı şarabı 1.100.000

Acaba dedik, dolar kaç paraymış o zaman? link
1999 ortalaması 420.000 eski tl imiş.

yani samsun/maltepe = 0,35 dolar * 3,86 = 1,35 ytl
uzun tekel 2000 = 1,07 dolar * 3,86 = 4,13 ytl
35 lik rakı = 3,33 dolar* 3,86 = 12,85 ytl 

şimdilerde en kötü sigara 9 tl, 35'lik rakı da 50 tl


Dedik ki peki asgari ücret ne kadarmış o dönem? link

93.600.000 tl imiş.

Peki bununla kaç şişe 70 lik rakı alınıyormuş?

93.600.000/2.500.000 = 37,44 şişe


şimdi 37,44 şişe 70liği kaça alıyoruz?

37,44*93=3.481 tl


Asgari ücretle şu anda kaç 70'lik alınabiliyor?

1404/93 = 15 şişe !!!


Kimse çıkıpta 'ehonomi çoh iyi, alım gücü arttı' demesin.

Yani anlamayacak adam çıkmaz herhalde bu hesaptan artık..

Ama yinede durmak yok yola devam!

14 Aralık 2017 Perşembe

Akaryakıt Zamlarına Son (Kampanya)

Belirtilen kampanya iyi güzel bende imzaladım hatta bu kampanyayı imzalamak onur verici.. Ama gerçekçi düşünmek gerekiyor.. Dolaylı vergilerin bu kadar gaddar olduğu bir ülke yok. ülke yokuş aşağı uçuruma sürüklenirken devletin tek gelir kapısı vergi olmuşken, bunun düşeceğini düşünmek gerçekten zor.. Gerçekten.. Ama umut fakirin ekmeği dedik ve imzaladık..

İmzaladık ama kampanya başladığında bile akaryakıt uygunmuş.. kaç kere üstüne zam geldi..

Neyse linki verelim;

Akaryakıt Zamlarına Son

8 Aralık 2017 Cuma

Bugün Hava Kötü

Yılmaz Erdoğan'a bu şiiri için ne kadar çok teşekkür etsem az.. Harika bir şiir daha.. Özleniyor böyle kaliteli eserler.. Belgeselini merakla, heyecanla bekliyorum..

Yılmaz Erdoğan'la Yol Güzel

Bugün hava kötü!
Şehirde türettik bu saçma, bu nankör lafı...
Yağmura kötü hava diyeni kuraklıkla terbiye eder Allah!
Kötü olan yağmurun varlığı değil, yokluğudur ey benim şehirde kendini şaşırmış aklım
Şairin bir yakıtı varsa; o da yağmurdur!
Ruhsallaşır gökyüzü,
Kelimeler ıslanır
Her aşk bir yağmurlu günle hatırlanır
İşler yolunda demektir köyde bulut..
Çünkü köyün mal sahibidir topraktır
Ve toprak, Yaradanın hamuru biraz ıslak olmalıdır!
Su ve toprak bitmeyecek en büyük aşktır...

Dinlemek için;


24 Kasım 2017 Cuma

Yazmak Lazım

Yazmak lazım ki bazı şeyleri anlatayım.. Anlatacak o kadar şey var ki.. Bilemiyor insan.. Mesela 80ler eski şarkıları dinledikçe ne işim var bu yıllarda diyorsun..

Gerçi o zaman da 80 darbesi olmuş ve bir anda her şeyi, bütün güzellikleri baltalamış. Mesela o güzel şarkılar, onlarda bitti. Üretilmiyor artık öyle eserler. Yozlaştıkça yozlaştık, bozuldukça bozulduk üstüne bir de barbarlık eklenince alın size 2017. Ne idik ne olduk...

Üzülüyorum..

Gerçekten..

O zamandan bir örnek;


19 Kasım 2017 Pazar

Güle Güle Cep Herkülü

Atatürk'ün tarif ettiği gibi bir sporcuydu.. Zeki, çevik ve ahlaklıydı.. iyiler hep erken gitmek zorunda ya Naim Süleymanoğlu'da gitti..

Allah rahmet eylesin.. Başımız sağolsun..


Güle Güle Cep Herkülü

18 Kasım 2017 Cumartesi

Yeniden İşsiz Kalmak

Yolların birinden geçerken diğerinde kala kalıyorsun.
Ne hak ne adalet var memlekette.. Kişisel adaletten bahsetmiyorum bile..
Burada yaşamaktan bahsediyorum. Sen evet sen. Bu dünya maalesef kimseye kalmıyor.
Sana da kalmayacak.. Müdür bozuntuları.. herkesi yönettiğini zanneden mahlukatlar..
Perde arkasında neler döndüğünü bilmeden biliyormuş gibi yapanlar.
insanların hayatlarıyla oynayıp sonrada hak hukuktan bahsedenler..
Evet bu dünya kimseye kalmıyor.
O yüzden kırdığınız, üzdüğünüz ve umursamadığınız insanları bir kere daha düşünün derim.
Çünkü onlarında aileleri var. Bakmakla yükümlü oldukları biriler.
Belki de çocukları olacak?
Bunları yapıp, başınızı yastığa koyup rahatça uyuya biliyorsanız diyecek hiç bir şeyim yok zaten sizlere..
Kısacası dost bu devirde çok zor bulunuyor.
insanlar çok kolay harcanıyor.
unutma iki tane elli kuruşta bir lira ediyor. on tane on kuruşta..
Bu bloga bunları yazıp, biriyle konuşamıyorsan zaten yalnızsın demektir.
Ama tabii konuşacak şeyler var konuşulmayacak şeyler var.
Bunlar konuşulmayan sanırım.

8 Kasım 2017 Çarşamba

Beton Beton Beton!!

"Günümüz şehirleri insana huzur vermiyor, beton beton beton. orada ruh yok, huzur yok."




Ağam bizimle eğleniy!

31 Ekim 2017 Salı

Kendi Kendini Öven Belediye Başkanı

Olay tabii ki Türkiye'de..

Başka bir hesaptan kendi Twitter hesabından attığı bir tweetin altına yorum yazdığını düşünen Esenyurt Belediye Başkanı, hesabını değiştirmeyince kendini kendi hesabından öven bir yorum yazdı. Kendi hesabından kendine, “Esenyurtumuzun mimarı seninle gurur duyuyoruz” yazan Esenyurt Belediye Başkanı’nın bu paylaşımına ilişkin görsel de sosyal medyada yer aldı.

Buyrunuz görsel;



Kısacası bir hesaptan çıkış yapıp başka bir hesaba geçmeyi bile beceremeyenlerden belediye yönetmeyi beklemek... Çok şey bekliyoruz çok..

18 Ekim 2017 Çarşamba

Bülent Ecevit

Sayın Bülent Ecevit.. Nam-ı diğer Karaoğlan.. 5 Kasım 2006 yılında vefat etti.. Aslında bu yazıyı vefatının yıldönümünde yazacaktım.. Ama ölmüş insanın arkasından okadar salladılar ki.. Yazıktır, ayıptır, günahtır... Ne diyeceksin ki.. Adamın ne ezikliği kaldı nede milliyetçi olmadığı.. Belki de bu konuda yorum yapacak son kişilerdenim. Ama bu bahsettiğiniz adam başkaları gibi halkın parasını çarçur etmedi.. Lüks içinde yaşayıp vergiler ile halkını ezmedi. Yakın tarih kitaplarını açıp okuyunuz.. Bu arada Kıbrıs'ta Türk bayrağı dalgalanıyorsa onun sayesinde.. O yoklukta Kıbrıs'a harekat emrinide o vermişti..

Herşeyden önce aşağıdaki fotoğraftada görüleceği üzere halk ezilirken Ecevit renault safrane'a biniyordu. doğan slx'e de binerdi, gocunmazdı eminim.


Yada şöyle söyliyeyim, Airbus A330 uçağı yoktu rahmetlinin ama böyle uçardı;


O yüzden keşke onun gibi olabilseniz..
Halk ezilirken. Halktan biri gibi olsanız.. Yada sadece deneyebilseniz.. Keşke..

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu arada Dost Kardeş ülke Azerbaycan'ımızın Bağımsızlık Günü kutlu olsun.



2 Ekim 2017 Pazartesi

Gelir Vergisi %30! Haydi Hesap Zamanı!

Henüz farkına varılmayan, 2018 yılının ikinci yarısına doğru 'neden maaşım yetmiyor yahu!' sorgulamasının ardından anlaşılacak durum.

Kısaca şöyle özetleyelim: prim, fazla mesai, ikramiye, bonus vs. brüt maaşı kabaca 6.500tl ve üzerinde olanlar bu gelen zam ile devlete 1.200tl civarında ekstra vergi ödeyecek.

Maaşı 6.500tl civarında olanlar bu tutarı yılın son 3 ayına doğru ödeyecekler. yani 2017 yılına göre her ay geliriniz 300tl-400tl civarında hızla azalacak. Maaşı daha fazla olanlar ise bu tutarı daha erken ödemeye başlayacak.

Bu durumda, ocak 2018 döneminde ekstra zam almaya çalışın, tabii alabilirseniz! yoksa 2018 yılında bir önceki yıla göre daha da fakir olacağız..

Halk ağır vergiler altında eziliyor.. Bu da kaçakçılığı artıracaktır. Orta ve uzun vadede.. Ama gel gelelim kimse ne orta vadeyi nede uzun vadeyi düşünüyor.

Para gelsinde bir yerlerden..

28 Eylül 2017 Perşembe

Yeni Güncellemeler

Evet 2018 zamlarımız pardon güncellemelerimiz hayırlı olsun.. Yine sabah gazatesi ve yine skandal bir başlık, Yaşam kalitemiz artacakmış bu güncelleme ile;


Bu arada aklıma bu konuyla ilgili süper bir fıkra geldi. Onuda yazayım sizlere,

vezirler huzura çıkmışlar: 
- padişahım, hazinede para kalmadı. yeni vergilere ihtiyacımız var, diyerekten.. . 
padişah, kavuğunun altından kafasını kaşımış, 
- eeee! ne vergisi koyalım?, demiş... 
vezirler: 
- köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar! 
padişah, 
- tamam, demiş.
aradan bir süre gectikten sonra sormuş vezirlerine: 
- nasıl, halk hayatından memnun mudur? herhangi bir şikayet var mı ? 
- hiçbir tepki yok sultanım! 
- iyi o zaman köprünün diğer tarafına da bir adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın! 
aradan bir süre geçmis, padisah tekrar sormus vezirlerine: 
- var mı halinden şikayet eden? 
- yok! 
halkının tepkisizliğine kızan padisah, gürlemiş: 
- köprülerin ortasına da bir tane adam koyun, gelip geçeni köprünün ortasında becersin! 
aradan birkac gün geçmiş, halktan bir tepkinin olmamasına içerleyen padişah, çağırmış vezirlerini, 
-halkı dinleyelim hele bir, demiş. 
gitmişler köye, padişah sormuş:
- halinizden memnun musunuz, var mı bir şikayetiniz? 
ses yok. 
padişah tekrar : 
-ulan demiş, taş üstünde taş, omuz üstünde baş komam! var mı şikayeti olan hemen söylesin! 
diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmus: 
-padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!.. 
- eeee!, demis padisah bir umutla... ne olmuş o köprünün ortasindaki adama??? 
- aksamlari cok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, eve geç kalıyoruz, mümkünse bir adam daha koysanız...

Kısacası herkes halinden memnun durmak yok devam...

25 Eylül 2017 Pazartesi

Emek Hırsızlığı

Size yaşanmış bir olaydan bahsetmek istiyorum,

Yıllar önce bir firmada öz veriyle çalışan, firmada ne dolaplar döndüğünü bilmeden işyerinde ve hayatındaki zorluklar ile kendi kendine baş etmeye çalışan yeri geldiğinde maaş bile almayan biri varmış. İş yerinde sürekli maaşlar geç yatarmış.. Bu geç ödemeler tabii ki 1-2 gün değilmiş. haftalar bazen ayları bulurmuş.. Tabii bu durumda çalışanların ödemeleri gecikir ve kişiler genelde banka faizleri ile boğuşurmuş.. Neyse bahsettiğimiz bu çalışan bir gün evlenmiş ve patronu ona yahu sen çok çalışıyorsun sana bir ay fazladan maaş verelim demiş. Çalışanda Abi siz zamanında maaş verin benim bir isteğim yoktur. Demiş. patron hayır bu ay maaşın çift. diyip sıvazlamış sırtını.. yine bir gün yeni evli çalışanımız bir gelenek haline gelen muhasebe çalışanına maaş sorma gafletinde bulunmuş. Muhasebeci maaş bu ay zor yatacak arkadaş. demesiyle odadan çıkarken sinirle gelen patronun asıl adamı sen ne cürretle maaş soruyorsun? zaten ne yapıyorsun? ve bunlar yetmezmiş gibi ağıza alınmayacak küfürler edip üstüne yürümüş çalışanın çalışanda karşılık vermiş tabii.. Ertesi gün büyük patron yanına çağırmış çalışanı demiş ki seni kovuyorum. Bunca yıllık çalışma durumun umrumda değil paranı vereceğim içeride iki maaş artı tazminatını falan filan ödeyeceğim. Şimdi sen gidip sağda solda anlatırsın beni rezil edersin. herkese yalan söylersin. O yüzden bütün paranı ödeyeceğim. Çalışan peki demiş. zaten ne yapabilirmiş ki?.. Çünkü bir başka çalışanda alacaklarını alamadağı için firmayı dava etmiş. Davayı kazandığı halde zırnık alamamıştı.. Onuda biliyordu. Neyse Çalışan patronu arayıp ne zaman ödeme olacak diye sorarken patron hep ha bugün, ha yarın diyerek zamanı geçiriyor. Meğersem A.Ş firmada olan herşeyi LTD. ye aktarıyormuş. tabii bu çalışana ödenmesi gereken maaş+tazminat ın üstüne yatıp birde çalışan bunu dava ederse ve kazanırsa A.Ş firmadan birşey alamasın diye çalışanı oyalıyormuş.. Çalışan yine bir gün patronu aramış. ama cebi hep meşgul.. her aradığında.. Meğersem akıllı patron çalışanı engellemiş.. Çalışan başka bir numaradan aradığında patron şak diye açmış telefonu.. Çalışan hayretle Abi benim telefonumu neden engellediniz demiş. Patronda 2 aydır arıyorsun yeter ödeyeceğiz paranı demiş.. ve ondan sonra ne çalışan patron ile görüşmüş ne patron çalışanın ödemesini yapmış.. böyle tam tamına 3 yıl geçmiş.. Hala maaş+tazminatını alamamış çalışan..

Kısacası emek hırsızı çok memlekette.. Hırsız çok olunca haliyle adalet işlemiyor.. Bu anlattığım olayın belki fazlası vardır ama kesinlikle tarafsız bir ağızdan yazılmıştır. Büyük ünvanlar ile çalışan kişiler lütfen insanların haklarını emeklerini hiçe saymayın.. işin birde psikolojik yönü var tabii.. Bu çalışan yeni evliydi ve bir sürü borcu vardı.. işsiz kaldığı dönemde borçlarını yine sağdan soldan borç alarak ödedi..

18 Eylül 2017 Pazartesi

Başbakanlık Osmanlı Arşivleri Binası

Aşağıdaki resimde gördüğünüz otel binası Sultanahmet’te. Otel olmadan önce “Başbakanlık Osmanlı Arşivleri” binası idi. Devlet yetkililerimizin aklına birden bu binanın çok eskidiği restore edilmesi gerektiği fikri geldi. Restorasyona alındı. “Başbakanlık Osmanlı Arşivi restorasyon çalışması” diye bir koca tabela da asıldı. Gel zaman git zaman bir de bakıldıki koca Osmanlı Arşiv binası, abrakadabra “Otel” oluvermiş.
Resimdeki otel işte o otel. Sura Hagia Sophia Hotel.
Arşiv bahçesinde bulunan limon, defne ve asma ağaçları da kesilmiş. İnşaat sırasında asırlık çınarlar da zarar görüp kurumaya başlamış..
Arşivler ne mi oldu? 100 milyon belge ve 370 bin defter bulunan henüz tasnif edilmiş ama okunmamış koca arşiv Kağıthanede dere yatağında bir binaya doldurulmuş. Sonra sel basmış, yarısı mahvolmuş kalanı da nemden küflenmeye ve silinmeye yüz tutmuş.
Atalarının mezar taşını okuyamamaktan yakınan, Osmanlıca zorunlu olsun diye yaygara koparan zevat’ın yediği halta bakılırsa, dertlerinin ne olduğu çok açık. Cumhuriyetle hesaplaşmak..
“Hüvelbaki Osmanlı ”
Mezar taşında bu yazıyor.Okuyabildin mi şimdi?

Restore edilmeden! (Otel olmadan! desek daha mı doğru olur?) önceki fotoğraf


Buda Şimdiki,


Buda var,



21 Ağustos 2017 Pazartesi

Ford Mustang Aracı Türkiye'de Almak - Bakalım Ne Kadarı Vergi?

Önce Videoyu izleyiniz sonrada aşağıdakileri okuyunuz;


Daha kolay anlaşılır olması adına 100 bin TL’lik bir otomobil için hesap yapalım.
Araç ülkemize 100 bin TL’ye geldi. 
Gelir gelmez bu arabaya %160 ÖTV (araç 2.3 litrelik motorlu olduğu için) eklendi. 
100 bin TL’nin %160’ı 160 bin TL eder. 
Bu ikisini toplayınca arabanın ÖTV’li fiyatı 260 bin TL oldu.
Bu rakamın üstüne bir de %18 KDV ödenecek. 
260 bin TL üzerinden %18 KDV hesaplanınca 46 bin 800 TL etti. 
260 bin TL ÖTV’li fiyat ile 46 bin 800 TL KDV toplanınca aracın fiyatı 306 bin 800 TL yaptı. 

Buraya kadar her şey açıksa devam ediyorum…

Araç ilk başta kaç paraydı? 100 bin TL.
Satın alırken biz ne ödedik? 306 bin 800 TL.
306 bin 800 TL’lik satış fiyatından arabanın 100 bin TL’lik geliş fiyatını çıkarttığınız zaman 206 bin 800 TL’lik kısmını vergi ödediğimiz ortaya çıkıyor. 
100 bin TL’de 206 bin 800 TL vergi. Yani %206,8!

Umarım açıklayıcı olmuştur.

Video ve yorum için Carviser kanalına teşekkürler..

17 Ağustos 2017 Perşembe

Iraklı Bir Din Adamı..

Adı: İyad Cemaleddin. 2015 yılında katıldığı bir televizyon programında. Diyorki; “Amerika Irak’ta Şii ve Sünni siyasal İslamcıları destekliyor. Amerika, sorunun kaynağı.. Irak’ın bir mucizeye, bir kurtarıcıya, bir Atatürk’e ihtiyacı var. Temenni ederim ki Iraklı bir Atatürk çıksın, güç kullanarak yasaları egemen kılsın ve ülkenin birliğini yeniden sağlasın.”

Atatürk’ün kıymetini ve önemini anlamak için. İlle bizim başımıza da Irak’ın, Suriye’nin başına gelenler mi gelmeli?

Buyrunuz video;


16 Temmuz 2017 Pazar

Ne istiyorsunuz?

Tunceli’de 15 Temmuz darbe kalkışmasının yıl dönümü nedeniyle valilik ve belediye tarafından “15 Temmuz Şehitlerimizi Anıyoruz” programında kaçırılıp şehit edilen öğretmenle ilgili konuşan CHP İl Başkanı Ali Rıza Güder, “Ne istiyorsunuz? Bu daha hayatının baharında annesiyle babasıyla yaşayacak ömrü olan 23 yaşındaki öğretmenden ne istediniz? Belki yarın öbür gün evlenip çoluğu çocuğuyla, sevdiğiyle yaşayacak ömrü olan bu öğretmenden ne istediniz? Bu işlediğiniz adi cinayetle siz bu coğrafyada sadece gencecik bir insanı değil insanlığı, vicdanı, haysiyeti, onuru da katlettiniz. Ne istiyorsunuz? Gencecik bir insanı öldürüp suya atmak neyin nesidir? Sizin ölüye de mi saygınız yoktur? Ölmüş bir insanın son bir kez annesiyle, babasıyla buluşmasına da mı saygınız yoktur? Anne baba çocuğunun cenazesini almasın mı? Bu zavallı öğretmene bir cenazeyi de mi çok gördünüz? Bir avuç toprağı da mı çok gördünüz? Edemediniz mi bir yolun kenarına bırakıp birinin almasını edemediniz mi? Gencecik bir insanı suya atmak neyin nesidir? Munzur Dağları’nın piri pak suyunu bu adi cinayetle kirletmeye utanmadınız mı? Adlarını kendinize mal ettiğiniz bu dağların zirvesine kurulmuş ağalar divanının gölgesi, onların ızdırap dolu bakışları da mı sizi utandırmıyor? Bu neyin davasıdır? Ne uğruna öldürüyorsunuz ne uğruna ölüyorsunuz; bu kör şiddetin sebebi neyin nesidir?” dedi.

haberin devamı ve videosu için buyrun...


Yazık yazık.. Canlar gidiyor.. Tek isteği oradaki çocuklara öğretmenlik yapmak isteyen Necmettin Yılmaz’dan ne istediniz? Sizin amacınız ne?

Yazıklar olsun...

15 Temmuz 2017 Cumartesi

32

Eee yaşlanıyoruz.. Bugünde yeni bir doğum günü..

İlerlerden yer kapıyoruz..

Seneye 3 kişi karşılayacağız bu günü..

Allah nasip kısmet ederse..

Ama hala yaşım çocuk..

22 Haziran 2017 Perşembe

Yeniden İşsiz Kalmak

Özel sektör.. deyip susmak isterdim.. Ama yazmak istediklerim var..

Bir gecede bir karar alıp ben dahil 230 kişiyi çıkarmak hangi akla hizmet etmektir? ki işler henüz bitmemişken.. Yapılacak onca iş varken.. Bu dediğim olay tam 2 ay önce oldu..

Zorla imzalatılan alacaklarımı aldım yazısı falan filan.. Yazık.. Hayat bu kadar anlamsız, bu kadar acımasız olmamalı..

iş planlamasını yanlış yaptıklarını söyledi geçen gün müdür.. tekrar işe alacaklarını da ekledi..

peki bu geçen 2 ayda benim yaşadıklarım? Psikolojik şeyler.. Kimin umurunda?

Türkiye'de iş bulmak hakikaten sıkıntı. Tanıdıklarının olması lazım. Çevren geniş olması lazım. vs.vs..

Allah kimseyi işsiz bırakmasın..

Yazacak daha çok şey var ama neyse..


29 Mayıs 2017 Pazartesi

Olanların Ardından

Yazdıklarım okundukça yazmaya gayret ediyorum.. Ben öyle değilim işte yazdıklarım okunmasa da yazmaya devam ediyorum. Çünkü bunu seviyorum. Bir aya yakındır. Hayatın saçma sapan gerçekleriyle yüzleşip, bir gecede işsiz bırakılıp, sonrasında yoluma bakmalıyım deyip travmadan kurtulup olanı biteni ölçme hadisesi yaşadım. Şu an yeni yeni kendime geliyorum. Soracak olursanız evet hala işsizim.

Bakalım Allah Büyük.

Bu arada Hayırlı Ramazanlar okur arkadaşlar.

26 Nisan 2017 Çarşamba

Uyuşmak Üzere

Şu dünya servetinin %40'ını elinde bulunduran 1/1000 kişi var ya. insan olsalar bu dünya böyle boktan olmaz. bana çok para lazım değil. Ekmek parası yeter. sonuç olarak hiçbir şeyi unutmayacağım belli. sadece biraz zamana ihtiyacım var. o da sadece uyuşmak için. homer gibi salon koltuklarında yayılıp, tv seyredip, kanserden ölen insanlar olduk. sokayım böyle gelişmişliğe.

bukowski'nin dediği gibi ''zaman unutturmaz; uyuşturur.'' uyuşmak üzere..

4 Nisan 2017 Salı

Bu Acı Geçiyor mu?

Hayatın karanlık yollarında yürürken,
Düşünüp duruyorsun olup olmadık şeyleri.
Geleceğini..
Halbuki zaten surda kaç sene yaşıyorsun ki?
Yolları.. Dağları.. Şu evreni ne kadar göreceksin ki?
Kendini hayatın girdabına atıyorsun..
Bu girdapta kaybolup.. Bu girdap içinde savaşmak..
Savaştıkça yolların ayrıldığını görmek..
Üzülmek.. Acılara bürünmek..
Sonra 'bu acı geçiyor mu?' demek..
Geçmiyor elbet bu acı..
Her zaman başka acılar var çünkü..
Biz acılarla yoğrulmuşuz..
Böyle olsun, böyle gitsin. dediğin şeyler
Ne böyle oluyor, ne böyle gidiyor!..
Maalesef..

Kıssadan Kıssaya..
04.04.17
Onur

28 Mart 2017 Salı

Bir Kişi

Bir kişi, saati 5 dolardan çalışması gerekiyorsa, bunu kesinlikle biliyordur.

Eğer ona 4.75 vermeye kalkarsanız, bu size tasarruf ettiğiniz miktarın yüz katı tutarında bir sabotaja patlar.
Kendini aldatılmış hissedecektir. Fazladan bir santim gitmeyecek, fazladan bir saat çalışmayacaktır.

Sizi adaletsiz ücreti için manen, hatta fiziksel olarak veya ekonomik açıdan cezalandırmak için bir yol muhakkak bulacaktır.
O kişinin ücreti 5.00 dolar olmalıysa ve bu herkesin bilebileceği bir şey ise, ona 5.75 ödeyin.
Ona olan güveninizi boşa çıkarmamak için, size o 75 cent'in maliyetinin çok üzerinde bir üretim ile dönecektir...

Faruk Özfescioglu - İş Hayatında Başarılı Olmanın Yolları Kitabı

24 Mart 2017 Cuma

Yeni Japon Marka Makam Aracı

Araba yapamıyoruz diye muhalefete yüklenen (link) hükumet kuran partinin milletvekili. Bir yanda da Almanya'ya küsüp bizden hıncını alıyor devlet büyüklerimiz. Böyle şımarıklık olmaz ama arkadaş. tamam metroya binin, bisikletle gidin demiyorum da şu bütçeyi de düzgün kullanın yahu.
Gerçi örtülü ödenekten iki ayda 500 milyon yiyen adamlarsınız. 1-2 milyonluk arabalar da haliyle çerez parası kalıyor. Bu arada zırhsız hali 1,3 milyon TL olan Japon arabasıdır.. (Haber link)

Neyse Devlet büyüklerimiz yine en iyisini bilir..

22 Mart 2017 Çarşamba

ABD ve İngiltere Uçuşlarında Elektronik Cihaz Yasağı

ABD ve İngiltere uçuşlarında elektronik cihaz yasağı ile ortaya çıkan ve de Türkiye'nin hiçbir tepki vermemesi ile devam eden olaylar silsilesi..

Buyrun haberi,

Hani baştan söyleyeyim kaç defa yolculuk ediyorsun ki bu kadar dert ediyorsun! diyenlere söyleyeyim biz yolculuk etmesek bile karşılaştırıldığımız ülkeler çok komik.. Sen Afrika ülkelerinden daha ileridesin değil mi?

Bunlarda mı dış ülkelerin bizi kıskanması? Neyse konuyu dağıtmayayım.

Adamlar neredeyse diyor ki "Sen teröristsin, senin iş adamın terörist, uçağı patlatırsın, aynı güvenlik kapılarından aynı standartlarda geçmenize rağmen seni ben adam yerine koymuyorum ki sana böyle bir yaptırım uygulamak istiyorum."

Özellikle ABD de orta okullarında uzun namlulu silahlarla çocuk katledenlerin olduğu ya da bodrumuna hapsettiği kadına, çocuğa yıllarca tecavüz edenlerin olduğu bir ülkeden bahsediyoruz.

Atatürk'ün yoktan var ettiği ülkenin geldiği hale bak! askerinin başına çuval geçirenlerin elinden madalya alan bir genelkurmay başkanının olduğu ülkeye!

21 Mart 2017 Salı

Tayfun Talipoğlu

Allah rahmet eylesin.. Neden iyiler erken ölür dedirtti yine bana..
çocukluğumuzun önemli bir kisiligi idi.. Bizden de çocukluk hatıralarımızı götürdü giderken.. Dürüst adamdı. Eğilmedi. Direndi. Ailesinin, sevenlerinin, 90'lı yılların çocuklarının başı sağ olsun..

16 Mart 2017 Perşembe

Heybetli Taht

Mal da yalan mülk de yalan, var biraz da sen oyalan.. Yunus Emre ne güzel söylemiş..

Aşağıdaki fotoğraf icin en güzel söz bu sanirim.. Heybetli tahta bakın.. şatafata.. Vay arkadaş.


Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki;

Bir zaman gelecek,ümmetim beş şeyi sevip beş şeyi unutacak.

1.Dünyayı sevip ahireti unutacak
2.Hayatı sevip ölümü unutacak
3.Saray ve köşkleri sevip kabirleri unutacak
4.Malı sevip hesabı unutacak
5.Yaradılmışları sevip Yaradanı unutacak...

21 Şubat 2017 Salı

Konya Meram Belediyesi Oval Ofis

Yani ülkede o kadar şey var buna mı taktın be kardeşim dediğinizi duyar gibiyim.. Ama bu belediyeye ne kadar bütce ayrılıyor ki bu kadar gösterişli bir oda yapıyorlar? Gerçekten aklım almıyor.. Tamam kümeste de görüşmeler yapmasında yani.. Bildiğin ABD beyaz saray, oval ofis gibi olmuş. Müslümanlık bumu? Bu tartışılır işte..

Neyse haberiniz olsun dedim.. Malum artık TVde haberler yok.. Hayırlı olsun.. Durmak yok yola devam..

Haberin linki; Buyrunuz

Bir de foto ekliyeyim;


6 Şubat 2017 Pazartesi

Varlık Fonu Devri

Ziraat Bankası, TÜRKSAT, BOTAŞ, PTT, BİST Varlık Fonu'na devredildi... Haber

Haberin devamına bakabilirsiniz..

Böyle olunca ne oluyor? Hazinede para kalmadığı için elde kalan son varlıkların satışı için ön hazırlık oluyor. Dedesinden kalan mirası satıp yata yata beleşten geçinen torun misali, 100 senelik Türkiye Cumhuriyetini 15 senede satıp vatandaşları ... gibi ortada bırakacaklar. Cumhuriyette satacak bir şey kalmayınca, cumhuriyetin kendisini de yıkıp totaliter rejimle yönetilen ülkeye çevirecekler akıllarınca.
kısaca "kasayı boşaltıp tüyecekler," sanırım.. Ama boşalan kasa da sadece cebimiz değil; bugünümüz, geleceğimiz, hatta torunlarımızın geleceği olacak. tüyme kısmını bilmiyorum... latife olsun diye söyledim.

1 Şubat 2017 Çarşamba

Ülkenin Şartlarında Bu İhale Çok Bile!

Adamın biri yayına çıkıyor ülke harika yayın ihalesini 500 Milyon dolara sattık. Ülkemiz Avrupa'nın en iyi 5. ligi falan filan diyor.. Hatta bunlar için teşekkürler bile ediyor devlet büyüklerine!.. Sonrasında yayına ihaleyle alakalı anlaşamadıkları kulüp başkanı bağlanıyor, hararetli tartışmalar sonunda o adamın biri 180 derece dönerek 'Ülkenin şartlarında bu ihale çok bile!' diyor..

Eee yayının basında ne demiştin hocam sen??

Durum bu beyler bayanlar..

Nereden tutarsanız tutun elde kalıyor konular..

Maalesef..

6 Ocak 2017 Cuma

Kahraman Polis

Bu ülke ne yiğitler gördü.. Bir yiğitte dun gördük. 3 çocuk babası Trafik polisi bir yiğit.. Ülkesi için canini verdi..

Allah mekanını cennet eylesin.. Allah rahmet eylesin..

Canımız yanıyor.. Ama bir ölüp bin diriliyoruz..

Seni çok sevdik yüreği vatan aşkıyla çarpan güzel insan Fethi Sekin..


4 Ocak 2017 Çarşamba

Yeni Kimlik Kartları

Kimlik Kartı nedir?

- Diger adıyla Nüfus Cüzdanı, bireyin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu ve Türk Nüfus kütüklerine kayıtlı olduğunu kanıtlayan resmi bir belgedir...

Yenileme Ücreti Ne Kadar?

-Kanuni bildirim süresi dışında doğum nedeniyle düzenlenen kimlik kartı ve değiştirme nedeniyle düzenlenen kimlik kartı için 16 lira, kayıp nedeniyle düzenlenen kimlik kartı için 32 lira ödenecek....

Yorumuma gelecek olursak;

Kimlik bir ülkenin vatandaşına mecbur koştuğu bir sorumluluksa eğer aynı şekilde karşı taraf için vatandaşlık hakkıdır. Bir devlet vatandaşlık hakkını parayla satıp rant elde edemez! Etmemeli.
Her ay aldığım maaşın yarısına yakını SGKya gidiyor. Aldığımız mallarda ödediğimiz KDV, hizmetlerden alınan damga vergileri, ötv sine vs. girmiyorum bile. devlete vergisini verip vatandaşlık görevini yapan vatandaşına sen en doğal hakkı olan vatandaşlık belgesini parayla satıyorsun utanmadan?
sen ticarethane misin? Devlet misin?

Gerçekten insan hayret ediyor..

1 Yılda Köprüye %105 Zam Yapmak

Baştan söyleyeyim ben İstanbul'da oturmuyorum ama oturanlarda az çok bu hesabı yapabilirler..

Olay tabi ki sadece köprü değil. son 1 yılda gelen zamlar kısaca bunlar;

- İstanbul'da köprü geçiş ücretleri 3.40 TL'idi, bugün 7 TL, fark tam %105.
-mazot 3.20 TL idi, bugün 4.62 TL, fark %50'ye yakın.
- en uzak mesafe 14 TL idi, bugün 20 TL otoyol geçişlerinde. Ankara'ya gidip gelmek sadece otobana 40 lira vermek demek!
- istanbul'da aylık otopark ücretleri ortalama 200 tl idi, bugün 300 tl.
- istanbul'da ortalama c sınıfı bir araç 75 bin tl idi, bugün 100.000 tl.
- ortalama premium d sınıfı bir araç için 140 bin tl normaldi, bugün 200 bin tl.
- istanbul'da karşıya yeni yapılan yerlerden geçmek istesek gidiş geliş 3. köprüden 50 tl, avrasya tünelinden 32 tl oldu, insanlar geçemeyince diğer köprülere zam yapılarak oradan gelen kaynakla durum kotarılmaya çalışıldı.
- ortalama bir bakım ücreti 500 tl idi, bugün 700 tl.
- bir takım lastik 800 tl idi, bugün 1.000 tl.
sadece otomobillerle ilgili olan kalemleri yazdım, diğer yerlere de girersek hiç çıkamayız. varı yoğu araç kullanan kişilere yüklediler, bu yapılanlarla kaybeden vatandaş oldu, kimse de bir şey kazanmadı. Gerçekten anlamak mümkün değil bu kadar basiretsizliği. ama oluyor yavaş yavaş, aynı Osmangazi köprüsünde olduğu gibi, insanlar tepki koyup kullanmadıkları için değil, paraları yetmediği için araçlarını kullanamıyor artık ve bu yüzden gelirler iyice azalıyor.
Belki çok yakın zamanda olmaz ama böyle devam ederse mecburen bir şeylerin değişmesi gerekecek diye umuyorum, umut ediyorum.
zayıf bir ihtimal olduğunu biliyorum, belki kendimi kandırıyorum ama iyi olsun istiyorum, bu yüzden de umut ediyorum işte...

Aslında başarı %105 zam yapmakta değil. Asıl başarı her şeyin %20-30-40-50 oranında fiyatının artmasına rağmen enflasyonu halen tek haneler deymiş gibi halka sunmaktadır.
bu arada 2016 yılı enflasyonu 8.53 olarak açıklandı! şaka gibi..

Durmak yok devam....