22 Aralık 2016 Perşembe

Bir Gazete

Bir gazete düşünün 14 vatan evladını kaybeden ülkenin gazetesi.. Aşağıdaki resimden ne demek istediğimi anlayacağınızı düşünüyorum.
Kesinlikle ekstra bir şey söylemiyorum.. Gazete ismini vermeye gerek duymuyorum..

el-bab'daki şehitleri saklamak için epey uğraşan bir gazete...

Buyurunuz;

21 Aralık 2016 Çarşamba

Son Bakış

Fotoğraftaki elçini oğlu, neler hissediyordur kim bilir? Babasının ölümünün videosunu izlemiştir. şoka girmiştir. içinde kin, nefret, isyan. bir insan böyle ölmemeliydi. arkadan öldürülmemeliydi. Hak etmiyordu böyle bir ölümü. Kimse hak etmiyor böyle bir ölümü.

Bir insanın hayatına sebep oldun sen. kendi hayatından da oldun. her şey düzeldi mi lan?? Düzelmedi.


İstanbul saldırısında hayatını kaybeden polisin oğlu;


Bakın iki fotoğrafta nasıl birbirine benziyor..

Acı hep ayni..

Allah sabır versin..

13 Aralık 2016 Salı

Sen Ölme Yeter, Geri Kalan Her Şeyin Çaresi Var.

Moraliniz düzelir. Gün gelir biri çıkar yanınıza yoldaş olur. Yürüyerek gidebileceğin bir işin olabilir. toplu taşıma zor olsa da haliç köprüsünden geçerken kafanı çevirip tarihi yarımadaya bakarsın. maaşın artar, masraflarını kontrol edersin. belki bir iş kurarsın. belki terfi alırsın. belki bir şey değişmese de sen değişirsin.. Kısacası Sen Ölme Yeter, Geri Kalan Her Şeyin Çaresi Var!

Bu ülkede bu ne kadar mümkünse tabii..

12 Aralık 2016 Pazartesi

Şehit Şehit Şehit

Dört bir yanımız şehitler ile doldu.. Sorumlusu kim?

Allah rahmet eylesin.. Mekanları cennet olsun.. Üzülüyoruz. Kan ağlıyoruz.

8 Aralık 2016 Perşembe

Bazı Meseleler

Hani diyordu ya Süreya; “Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek…” Öyle ya, dünyayı bu hale şiir okumayanlar getirdi arkadaşım. Sen oku, sen inan, hepsi geçecek...






Nur Neşe Şahin - Biz'siz Onlar'dan Alıntıdır..

30 Kasım 2016 Çarşamba

Chapecoense

Beni bir başka yaralayan ismini bile zar zor soylediğim Brezilya kulübünün Kolombiya'ya giderken yok olması..

Uçak ne kadar garip bir alet.. her binişimde korkutuyor beni.. Ama ömür.. bitiyor.. Geçiyor.. Vade bitince elden bir şey gelmiyor..

Takımın ismi Chapecoense.. Bu takım Sudamericana kupasının finalinin 1. maçı için uçak ile Kolmbiya'ya seyahat ediyordu.. Olayı az çok biliyorsunuzdur haberlerden..

Buradaki nokta, bir dakikamızın bile garantisi olmadığı.. O yüzden (az da olsa) birbirimize verdiğimiz değerleri unutmayalım..

Bu arada finali oynayacakları takim Kolombiya'nın Atletico Nacional Kulübü, Sudamericana Kupası şampiyonluğunun finaldeki rakibi Chapecoense'ye verilmesi için Güney Amerika Futbol Konfederasyonuna (CONMEBOL) başvuruda bulunmuş..

RIP...

Güle Güle Erdal Abi

Bu dünya yalan dünya.. Bu filmi izleyip asagidaki repligin kaydini soundcloud daki hesabimda paylasmistim.. yillar once.. Ah be Erdal abi orda tum oynadigin filmlerde oldugu gibi oyunculugunla buyulemistin beni..

Boyle olmamalıydı..

Allah Rahmet eylesin.. Mekanın Cennet olsun..

Buyrun o sahnenin ses kaydı;



Kapkara bir gun.. Gunes sanki yok..

Adana'daki kız yurdunda olen kızlarımızın da mekanları cennet olsun..

Yetkililer keske gerçekten yetkili olabilseler..

29 Kasım 2016 Salı

Lig Tv

Lig tv şaka gibi bir olay yaratıp geçen hafta Galatasaray'a attığı golü sosyal medya hesaplarından paylaşan Robin Van Persie'nin hesabını şikayet ederek, görüntüleri sildirmiş.

ulan adam dünyanın dört bir yanından milyonlarca takipçisine, onu takip eden gazetecilere, televizyon programcılarına Türk ligini ve atılan mükemmel golü, lig atmosferini yayıyor, reklam yapıyor, marka değerini ve ligin bilinilirliğini arttırıyor, Türk liginin yurt dışında haber olmasını sağlıyor, sen telif hakkı deyip dünya yıldızını şikayet ederek görüntü sildiriyorsun.

Aklima su soru geliyor; rvp digitürke "Golü atan benim. asıl telif hakkı bende. siz sitenizden görüntüyü kaldırın" dese ne olur acaba? Ama cidden ben van persie nin yerinde olsaydım. Cidden kafayı takardım bu işe. burunlarından getirirdim. Terbiyesiz insanlar.

Bkz;



25 Kasım 2016 Cuma

Biz Ne Yaptık?

Doğru.. Siz ne yaptınız ki?

Dolar aldı yürüdü..

Hani diyorlar ya, 'lan oğlum dolarlamı ekmek alıyon!?'

Sen ekmeği dolarla almıyorsun ama şu an her şeyi dolarla alıyoruz.. Her şeyi..

Üretim yok.. Teknoloji, petrol vs. satın alıyorsun dışarıdan, Neyle alıyorsun bunları? Dolarla değil mi??

Aaaa ya..

Aynen öyle..

Simdi düşün petrol zamlanırsa ne olur? Antalya'dan gelecek domates de zamlanacaktır.

Ya işte.. Simdi senin dolarla isin var mi yok mu?

En basit örnek bu işte..

Başka bir şeye bakma..

10 Kasım 2016 Perşembe

10 Kasim


Osmanlı devletinin bizzat imzaladığı şu yukarıdaki haritayı reddeden ve bizi bu günkü sınırlarımıza ulaştıran bir insanın ölümünün 78. yılı.. Arıyoruz.. Anıyoruz.. Özlüyoruz..


3 Kasım 2016 Perşembe

Ülkemizde Net Otomobil Fiyatları Ve Vergileri

Asagidaki video bildigimiz seyi ne guzel anlatmis.. Kisacasi aracinizdan ne kadar vergi alindigini gosteriyor.. kisacik videoyu izlemenizi tavsiye ediyorum.. Goruldugu uzere OTVnin KDVsi alinmasina ayrica dikkat etmenizi rica ediyorum..





Not: Burada merak ettigim OTVnin KDVsinin OTVsi olmamasi. Unuttular sanirim.. Hatirlatmis olmayayim ama!

2 Kasım 2016 Çarşamba

Kapattikblog.com

Eveeeeeeeet
Sonunda alan adimizida aldik :)
Emegi gecen siz okurlarimiza tesekkur ederim.
Nice guzel gunlere hep birlikte.

Sitemizin adi; www.kapattikblog.com

27 Ekim 2016 Perşembe

2652 lira Maas Zammi!

Bir maas dusunun ki 2652 TL zam alsin.. Inanilir gibi degil.. Ben sirketten zam istedigimde al sana diyorlar (gösteremedim yazarken!)

Neyse haberin detayi asagida ama ben kisaca ozet geceyim; Hükümetin hazırladığı 2017 bütçesine göre, Cumhurbaskanının maaşı önümüzdeki yıl, 2652 lira zamlanarak net 32 bin 643 liradan, 35 bin 295 liraya çıkacak...

Devami icin lutfen buradan

Artik diyecek bir sey bulamiyorum.. Emekliye 55 tlyi cok goren bir devlet duzeni devam ediyor..
ve hakikaten insanlar uyuyor..

Of.. off...


13 Ekim 2016 Perşembe

Çember

Kapitalizmin bize kazık sokma öncesinde de sonrasında da söylediği her bir sözüne lanet okuyorum. Çocukluğumu hatırlamasam, bu ülke hep şu anki gibiydi sanırdım. halbuki değildi..

Kendimce kapitalizmin en temel direklerinden bahsedeyim;

- Medya, (acun ılıcalı!)
- Bankalar, (Garanti, Yapı Kredi, Akbank, Finans, ING) ve tüm geriye kalanları..

Tüketim namına sayılanların tümü bu ikisi sayesinde yürüyor. Medya reklam sayesinde veriyor gazı, dayıyor ünlüleri, pahalı çantaları, kıyafetleri, en kalite yiyecekleri, araçları.. zavallı insanlarda pesinden koşuyor.. Kazandıkları azcık parayla bankadan kredi çekip araç almanın, kredi kartına 10 taksit markalı çanta almanın peşine düşüyor..

Ben çok mu farklıyım, Hayır.. Fakat çemberin içinden çıkıp gitmek cidden çok zor hatta imkansiz.. Kurulan düzen tekrar etmek üzere kurulmuş, kuranlar oldukça zeki..
bize de Yeni Türkü dediği gibi;
"ya içindesindir çemberin ya da dışında yer alacaksın, kendin içindeyken kafan dışındaysa, kahrolacaksın"
dinlemek kalıyor..

Yeni Türkü - Çember dinlemek için buyrun..

9 Ekim 2016 Pazar

Daha Naapalim!

Hep dogru yerde durdum diyor.. Evet hep guclunun tarafinda durdular.. Kim guclu ise onun yaninda..

Daha Napacaksiniz tabii.. %5 pesinle daire veriyorsunuz hemde maslakta..

Herif resmen azarlıyor bizi. değişik bir reklam anlayışı. her denk geldiğimizde ailece birbirimizin yüzüne bakıp utanıyoruz. Adam daha naapsın?

Valla yakinda alin ulan bu evleri diye dovecek bizi.. Korkuyoruz..

Ah diyorum vah diyorum.. Daha Napayim..

5 Ekim 2016 Çarşamba

Adalet Zenginlere Adalet

Adalet.. Bu olay kamu davasina donusmeliydi.. Cunku olen insan.. Insan yahu.. Kadin vazgecmis olabilir. Kimbilir kac para aldi.. O beni ilgilendirmiyor.. Ama alkollu biri yuzunden bir insan oluyor ve cocuklari babasiz kaliyor..

Gerçekten cok yazık..

Okuyan arkadaşlar olayı az cok biliyorsunuz.. Unlu yönetmenin oglu serbest haberinden okuyabilirsiniz..

Toplumsal adaletsizliğin sebebi sensin!
Tezekten terazinin, boktan olur dirhemi..

21 Eylül 2016 Çarşamba

Taksit Sayisi Yeniden 12!

`Kredi kartı taksit genel sınırını 9'dan 12'ye çıkarttık.` Dedi az evvel Başbakanımız.. Peki bunu düşüren de siz değil miydiniz?! Ne değişti de tekrar taksit sayısını yükselttiniz şimdi? diyebilirsiniz.. Sebebi açık vatandaşta para kalmadı harcama yapamıyor. kapitalizmin krizi, arzın fazla olmasına karşın talebin olmaması. Kredi kartı taksit sayısını artırarak talebi artırmaya çalışıyorlar. oysa kredi kartı limitleri dolmuş durumda... Maalesef  vatandaşın henüz kazanmadığı paraya muhtaç... işin en kotu tarafı da bu..


19 Eylül 2016 Pazartesi

Venezuela

1 lira ile aracin deposunu dolduruyorsunuz! Bizim icin saka gibi bir olay.. heleki son gelen OTV zammi ile inanilmasi guc bir olay..

Rotasiz Seyyah diye bir gezginden hayretle okudugum bu konuyu aynen asagiya yaziyorum;

Yaklaşık 3 haftadır Venezuela'dayım ve son günlerdir de yerel bir ailenin yanında kalıyorum. Siyasi ve ekonomik krizin etkileri ülkedeki yaşamı bir hayli zorlaştırmış. Durumu daha iyi anlatabilmek için bazı rakamlar vereyim. (Kolay anlaşılsın diye fiyatları TL'ye çevirdim.)
- Öğretmen maaşı: 170 TL
- Mağazalardaki kasiyer maaşı: 170 TL
- Evlerdeki aylık elektrik, su ve internet faturası ortalama: 1 TL
(İnternet bazen çalışmıyor. Bazı şehirlerde de su ve elektrik sıkıntısının yaşandığını gördüm. Çeşmeden akan su içilmiyor.)
- Evlerdeki telefon hattı: Neredeyse ücretsiz. Ülke dışı arama yapılamıyor.
- Hastaneler ücretsiz. Ama, yeterli ekipman yok. İlaç için 'neredeyse hiç yok' diyorlar. Hastanelerin girişinde hep askerler bekliyor. Ne derece doğru bilmiyorum ama 'yenidoğan çocukların kaçırılmasını önlemek için askerlerin güvenliği sağladığını' söylüyorlar.
- Asker ile Polisin arası bozuk. Halk ise; asker, polis ve hükümet üçlüsünden hiçbirini sevmiyor.
- Komşu ülkelere yakın olan şehirler haricinde temel gıda ihtiyaçlarına ulaşmak çok zor. Mesela marketlerde pirinç, şeker, yağ, un, süt gibi ana besin kaynakları yok. Karaborsadan tedarik edilebiliyorlar ama fiyatları çok yüksek. Evinde kaldığım arkadaş önceki aylarda 2 gün boyunca; gece gündüz, yağmur ya da güneş altında market kuyruğunda beklemiş. Sadece pirinç ve yağ gibi gıda ihtiyaçlarını alabilmek için.
- Kurulan bazı Facebook grupları sayesinde takas usulü gıda alışverişi yapılıyor. Yine evinde kaldığım arkadaş; orayı kullanarak 1 kilo pirinç karşılığı 1 litre yağ almış. Aynı şekilde ilaç ihtiyacını da gıda ürünü vererek birkaç kere karşılayabilmiş.
- Marketlerde bebek bezi ya da kadın pedi bulunmuyor. Karaborsada bulunabilse de çok pahalıya satılıyor.
Paranız varsa yine birçok şeye ulaşabiliyorsunuz ama halkta para yok.
Çok tuhaf maaş ücretleri varken uğradığım bir outdoor mağazasındaki markalı bir çift çorabın fiyatı 75 TL idi. Bir depo benzinin fiyatı ise şu an 1 TL. Evet, yanlış duymadınız. Arabanın deposunu tamamen doldurmak 1 TL. Hatta üste de pompacıya bahşiş kalıyor.

Cok sukur herseyimiz var ama cok pahaliya yasiyoruz vergiler sayesinde..

Bu arada yazi icin Rotasiz Seyyah adli arkadasa tesekkur ediyoruz kendinisin instagrami varmis asagidaki linkten takip edilebilir;
instagram.com/rotasizseyyah

31 Ağustos 2016 Çarşamba

Ah Be Google!

Vallahi google amca birseyide bilme dedirten bir olay yasadim.. Bakin asagida fotodaki sari kutucukta yazan yere :) Hey Allahim :)


Supersin Google

24 Ağustos 2016 Çarşamba

Halil Sezai - Ervah-ı Ezelden

Bir cok kişiden dinledim Ervah-i Ezelden turkusunu hakikaten cok güzel neler neler anlatır... Bir seneye yakindir sarkinin bu yorumunu dinliyorum Halil Sezai'den neden bununla alakali birseyler yazmamisim gercekten bilmiyorum.. Simdi aklima gelince ekleyeyim dedim. Bu arada, parcanin bulundugu albumde harika tavsiye ederim..

Su yasadigimiz cografyadaki kan zulumu birazcik unutturmasi icin dinlemenizi tavsiye ediyorum.. Boyle turkuleri dinleyen yazan insanlarin bu kadar zulumu zalimligi hak etmiyor.. Inanin...

Sozleri;

Söz: Aşık Summani
Müzik: Yavuz Top
Düzenleme: Ekin Eti

Halil Sezai - Ervah-ı Ezelden

Ervah-ı Ezelden levh-i kalemden, levh-i kalemden
Bu benim bahtımı kara yazmışlar

Bilirim güldürmez devr-i alemden
Bir günümü yüz bin zara yazmışlar

Dünyayı sevenler veli değildir,canım değildir
Canı terkedenler deli değildir

İnsanoğlu gamdan hali değildir
Her birini bir efkara yazmışlar

Turku;

18 Ağustos 2016 Perşembe

Fotoğraf

Ne olduğunu anlamaya çalışan bir çocuk.
kafasındaki sıcaklığın kan olduğunu ancak eli ile dokunduğunda anlayan, sonra elindeki kanı nereye sileceğini bilemediği için bakınan mahcup bir çocuk.
çocuk.
çocuk.
muhtemelen 4 yaşında..
muhtemelen annesi babası yanında değil. kendini hic güvende hissetmiyor.
muhtemelen acı çekiyor ama yanında aglayabilecegi kimse yok.
muhtemelen korkuyor.
muhtemelen daha çok korkacak.

Dünya gittikçe daha kötü bir yer oluyor ve acının büyüğünü hep çocuklar çekiyor.

Dün bir anne "oğlumu babasının yanına gömün, tek başına korkar" diye ağlıyor. bugün bir çocuk kendisine yönlenmiş kameraya korkulu gözlerle bakıyor.

Dünyanın obur ucunda bir çocuk yarin gideceği bale kursunun heyecanını içinde taşıyor. birinin doğum günü, birinin ilk okul günü.

Biri annesinin ona seyahati boyunca aldığı hediyelere sahip olmak için gün sayıyor.

Bir kalbi olan herkes üzgün, ama kimsenin elinden bir şey gelmiyor. gelemiyor. birileri birşeyler uğruna çocuklara kıyıyor, elimizden hicbir şey gelmiyor.

Daha diyecek o kadar cok sey var ki of off...

Kendi ülkemizde bile olanlara alistirilmaya calisilmisken.. Ne diyeceğiz ne yapacağiz sevgili arkadaşlar?

4 Ağustos 2016 Perşembe

Narcos

Diziye başladığımdan beri çok hoşuma giden giriş şarkısını paylaşmak istiyorum.. Aslında bizim ülkede o kadar konu var ki dizi olacak! inanılmaz şeyler çıkar. Ama biz böyle diziler yapamayız! kitlenin ne istediği belli.. Aşk-entrika-seks.. O ona atladı, o onla zıpladı.. Arkadaşının kuyusunu kazdı falan filan.. Zaten klası üst seviyelerde olan dizilere tahammül edemiyoruz!

Neyse konuyu dağıtmadan şarkıya geçelim;




Türkçe çeviri;

# Derinin altında yanan ateş benim. #
# Susuzluğunu dindiren su benim. #
# Servet akışını koruyan... #
# Kale, kule, kılıç ve gardiyan benim. #
# Sen ise içime çektiğim nefes. #
# Denizin üzerindeki ay ışığı. #
# Islatmak istediğim boğaz. #
# Sevgimle boğmaktan korktuğum sun. #
# Bana başka ne verebilirsin ki? #
# ''Benim servetim sana yeter ve... #
# ...hepsi senin, hepsi senin.'' #

26 Temmuz 2016 Salı

Baban Bu işi Çok iyi Bilirdi


Artık tekrar gelmeyecek o güzel yıllar... Fakirdik, giyecek donumuz yoktu lakin mutluyduk kardeşlik, dostluk vardı. Bağlılık her şey vardı şimdi para var, rahatlık var, bolluk bereket var, sevgi saygı yok ve en önemlisi mutlu değiliz hayat bir yerden verirken bir yerden alıyor.. Tüm bunları alıp bana o güzel yıllarımı versin eskisi gibi mutlu olayım sıkıldım böyle yaşamaktan.

19 Temmuz 2016 Salı

Darbe

Hala şoktayım.. 3 gün geçmesine rağmen bu kadar çirkin bir olayı yaşayacağımız aklıma gelmezdi..

Ne Mutlu Türküm Diyene.. Vatan Millet Sağ olsun. Çok Şükür durum normale dönüyor.


15 Temmuz 2016 Cuma

Doğum Günü

Yine bir temmuz 15. yıllar geçiyor. geçmek zorunda.. Ama ne bileyim hala yaşım çocuk. Yada bana öyle geliyor..
Hala kendimi genç hissediyorum.. Bir yandan da yorgun.. Düşünceli. Ne biliyim. Bir garip gibi..

Usta şairlerimizden Abdurrahim Karakoç'un şiirinden bir alıntıyla noktalayayım;

...Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım 
Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım. 

24.7.1991 
(Müzelik Şiir) Akıl Karaya Vurdu


11 Temmuz 2016 Pazartesi

TRT1

Her yerde, her faturada TRT için haraç topla sonrada vay efendim `final maçını uyduya şifreli vereceğiz` de! Kimin parasıyla kime şifre koyuyorsunuz??? TRT deki çalışanlar acaba utanmıyor mu burada çalıştıkları için?

Banyo yaparken, otomobile teyp dinlerken, kulaklıklarınız, yanınızdan ayırmadığınız cep telefonlarınız, evinizde elektrik giderse diye bir köşede sakladığınız radyolu ışıldağınız, kolunuzdaki saat, spor yaptığınız koşu bandı, MP3/MP4’ünüz, evde sinema keyfi yaptığınız ‘home cinema’nız, radyolu kaleminiz, otomobildeki radyonuz, bindiğiniz uçaklardaki görsel, işitsel araçlar, yatlardaki araçlar ve daha niceleri….... Herseye TRT vergisi!

ve Sonuç! `final maçını uyduya şifreli vereceğiz`

Yetmez ama evet!

1 Temmuz 2016 Cuma

Osman Gazi Köprüsü Açılışı

Terör hatta baş, boyun, sırt, bel, kulak, burun, boğaz, ama özellikle karın ağrısı gerekçe gösterilerek cumhuriyet etkinliklerinin iptal edilebildiği bir durumda şaşırtmamıştır!

Ya kardeşim teröre karşı dik, güçlü bir duruş göstermek isteyebilirsin. Türkiye Cumhuriyeti dimdik ayakta, al bak köprümü de açıyorum diyebilirsin, sözüm yok.

ama millet yastayken, konfeti patlatıp, sırıtmak bambaşka bir şey. Ayıp bu. Çok ayıp.

Bir de gidiyorsun, Kenan Sofuoğlu'na köprüde 400 km/hız bastırıyorsun. Bu nedir? kim planladı bu aptal projeyi? ülkede zaten çok ciddi bir trafik sorunu ve kurallara uymamak gibi bir sorun var. Yarın öbür gün bir genç o köprüde motoruyla 400 basmaya dursa ve denize uçup ölse bana mı sordu basarken mi diyeceksiniz?

Bu arada bunlar 'Terör olayları araştırılsın' gen sorunu ret ettiler değil mi?!!

Artık ne diyeceğimi bilemiyorum!

29 Haziran 2016 Çarşamba

Güvenlik zafiyeti söz konusu değildir..!

.
.
.
.
.
Evet Arkadaşlar bütün ayrıntıları sizinle paylaşacağız!
.
Tabii ölmezseniz!
.
.
Bu saldırıların başlangıç noktası Suruç saldırısı.

20 temmuz 2015 Suruç canlı bomba saldırısı
10 ekim 2015 Ankara barış mitinginde patlama
12 ocak 2016 Sultanahmet Meydanı'ndaki patlama
17 şubat 2016 Ankara'da patlama
13 mart 2016 Ankara patlaması
19 mart 2016 Taksim patlaması
27 nisan 2016 Bursa patlaması
1 mayıs 2016 Gaziantep patlaması
12 mayıs 2016 İstanbul Sancaktepe patlaması
7 haziran 2016 Vezneciler patlaması
28 haziran 2016 Atatürk Havalimanı patlaması

Suruç saldırısından sonra Türkiye'de canlı bomba saldırısının gerçekleşmediği sadece 4 ay mevcuttur. bunlar ise ağustos, eylül, kasım ve aralık 2015'tir.

2016 yılında ise, herhangi bir canlı bomba saldırısını kapsamayan bir ay henüz maalesef yaşanmamıştır.

istikrar? başka bir şey söyleme gereği bulmuyorum..

o çok sevdiği, uğruna göz yaşları döktüğü araplar yüzünden her ay patlıyoruz...
dahada diyecek bir şey yok..

28 Haziran 2016 Salı

Gerekirse..


'Başbakan: Gerekirse Rusya'ya tazminat veririz' diyor. Haberin devamı bu linkte.

Yemin ediyorum geri viteste üzerimize yok!! iki dakika dik duramıyoruz, hemen kuyruğu kıstırıyoruz..

Ne kadar da kolay öderiz, ederiz, neyse veririz vs.. Kimden aldın bu yetkiyi yahu diyecek oldum şimdi 2-3 sivri kesin halktan diyecektir.. %50 diyecekler, seçim diyecekler, demokrasi falan filan..
Bende diyorum ki o zaman o meraklı %50 ödesin o tazminatı!! ben mi düşürün dedim Rus uçağını?!

Bıktım yahu! onun elektriğini öde, bunun kaçak bedelini, TRT ye pay öde, o köprüyü öde, bu hastaneyi öde.. öde babam öde!

Ben veya siz bunlar için mi çalışıyoruz?!

19 Haziran 2016 Pazar

Türkiye için...

"Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır."
Mustafa Kemal Atatürk

Yukarıdaki sözü bir kenara yazalım, Mustafa Kemal Atatürk’ün en güzel sözlerinden birisi. Bu günlerde en çok telaffuz etmemiz gereken sözlerden birisi..

Her yaptıkları iste her şey 'Türkiye için...' diye bir telaffuzda bulunan insanlara ufacık tefecik, halktan biri olarak sormak ve dile getirmek istediğim bazı şeyler var;

-Tarim politikası; geçenlerde `Ülkemiz için çiftçi kardeşlerimize destek oluyoruz` demişlerdi, sadece maddi olarak destek olduğunuz görülmekte, bu konuşmanın sonunda `daha ne yapalım?` gibisinden konuşup karşınızdaki insanları dinlemekten kaçtığınızı görüyorum.
Bende bu konuda fikirlerimi dile getirmek istiyorum, Çiftçi kardeşlerimize yardımlarınız oluyor evet. Ama yeterlimi? Daha ne yapabiliriz? Türkiye için.. Tarımda kalkınma politikası izlenip her köye bir adet ziraat mühendisi atayabilirsiniz! O kisi hem denetleme konusunda istediğiniz katkıyı sağlar, Hemde halkı pratikte öğrendikleriyle eğitebilir, halkta uygulamada öğrendiklerini ziraat mühendisi kardeşimize öğretir. Böylelikle tarım/hayvancılıkta kalkınma sağlanabilir. Hemde issiz bir ziraat mühendisi is sahibi olur. Aslında bu konuda daha çok fikirlerim var. Neyse,

-Dış politika için; Dünya lideri olma yolunda izlenen politikalar ile hiç dostumuz kalmadığı an be an görülmekte. Türkiye'nin menfaatleri doğrultusunda Nato ile ortaklık ciddi ciddi düşünülmeli. Şayet evlatlarımızı şehit verdiğimiz Terör örgütünü destekleyen, üyesi olduğumuz Nato ülkeleri! Bunu benim kadar sizde biliyorsunuz..
Dünyada Türk devletleri dışında dostumuz olmadığını sizde biliyorsunuz. Bugün komşular ile sıfır sorun olacağını söyleyen sizler ortadaki durumun nasıl çözüleceği konusunda fikriniz yada politikanız vardır diye düşünüyorum. Yoksa yanılıyor muyum??

-Sporda kalkınma; Bugün gelinen noktada futbol adına konuşacak olursak 80 milyonda çıkarabildiğimiz ki oda şans eseri çıkan 1-2 futbolcu dışında elle tutulur futbolcumuzun olmamasıdır, bu konuda örneklerimiz mevcut, Almanya`da bulunan Türk sayısı 3-4 milyonken yetiştirdikleri Türk futbolcu sayısı maalesef bizden fazladır. Bu insanlar ne yapıyor da bu şekilde bir oran yakalıyorlar? Keza ispanya nüfusu 47 milyon olan bir ülkenin futbolda geldiği nokta hele ki son 10 yılda geldiği nokta inanılmazdır. Gençler üstunde izledikleri politika araştırılmalı ve belkide ayni sistem Türkiye`de uygulanmalı.
Türkiye`de futbolun nedenli güçlü bir yatırım olduğunu zaman içinde anlayacağımızı yada yavaş yavaş anladığımızı düşünüyorum.

Bu yazının devamını elimden geldiğince yazmaya çalışacağım. Aklıma yeni şeyler geldikçe bloğuma ekleyeceğim sevgili okurlar.

Her şey Türkiye için. Aydınlık yarınlar için elimizi taşın altına koymalıyız! Artık!

9 Haziran 2016 Perşembe

Otomatik Katilim!

Haber bu;
Çalışanların maaşlarından 6 ay boyunca, 100'er lira kesintiye sebep olacak olan sistem için, "Burada 'zorunlu' tanımlamasına katılmıyorum. Otomatik katılım" diyen Şimşek, NTV canlı yayınında, "Çalışanlar tercih ederse belli bir süre içinde çıkma opsiyonuna sahip olacak" ifadelerini kullandı.

Seve seve degil bildigin zorla yapilan BES katilimi.. Cunku cari acik var! cari acik nasil kapanacak? Bir şeyleri zorunlu pardon otomatik yapacaklar ki oyle!

Her gun bombalar patlarken insanlar buna alismisken onlardan daha fazla para almanin yolu tabii ki budur!

Her sey yeni Türkiye icin..

26 Mayıs 2016 Perşembe

Emel Sayın’ın Ağzından Kemal Sunal

O zamanlar tığ gibi delikanlı, cepte para çok. Oyuncu bir de. Mavi Boncuk filmini çekiyoruz. Bir gün setten çıktık, eve gidiyoruz. Ben Laleli’de oturuyorum, Kemal benden önce çıktı, herkes yevmiyesini almış, taksiyle giden gitti, kendi arabasıyla giden gitti, ben baktım ki Kemal yürüyerek gidiyor, üç kilometre var gideceği yere. Her gün yürüyerek gidip geliyor, merak ettim. Nereye gidiyor bu adam böyle diye.
Uzun süre yürüdü, sonra bir bankta bir adam yatıyordu, kaldırdı adamı, bir şeyler konuştular. Sonra cebinden para çıkarıp verdi. Şaşırmıştım, sonra biraz daha ilerde bir lokantaya girdi. Bir şey yemeden çıktı, oraya da para verdiğini görmüştüm..
Bıraktım takibi, banktaki adama yaklaştım,’tanıyor musunuz o az önce size para veren adamı?’ dedim.
‘Adını bilmem, sormam da, her gün para verir bana..’dedi,
Teşekkür ettim,
az ilerideki lokantaya gittim,
‘Az önce gelen beyin borcu mu var size?’ dedim, tanımadılar beni,
‘Kemal abi’nin mi, yok hayır bize her gün evsizler uğrar, yemek yediririz, o da sağ olsun,onların yemek masrafını öder..’
dedi..
Ertesi gün Kemal’in yanına gittim,
‘Sen ne güzel bir adamsın ya..’
dedim, ne olduğunu anlayamadı,
sarıldım ağladım..
‘Ölme sen benden önce..’ dedim,
dinletemedim…

22 Mayıs 2016 Pazar

Keşke

İşler değiştiğinde kim kimi tanıyacak? Şu an doğru zaman mı bilmiyorum ama olduğunu varsayıyorum..
Yakınındaki insanlara iyilik yaptıkça değerinin azaldığını fark ettin mi?
Etmen gerektiğini hissediyorum.. yada hissetmen gerekiyor..
Çünkü bir şeylerden ödün verdikçe insanlar daha çok seni kullanmaya başlıyor. Bu doğanın kanunu olmuş artık.
Güler yüzlü, alttan alan olmayacaksın kesinlikle.
Dost dediğim insanlar gün geliyor bir defa dahi aramıyor sormuyor..
Kızamıyorsun da... Aradıklarında mutlu oluyorsun ama onlar seni işleri düştüğü için arıyorlar..
Tek derdi bu olsa ya insanın...
Keşke..

13 Mayıs 2016 Cuma

8 Sehit Var...!

Yeter artik ya yeter... her sabah icimiz parcalaniyor artik, dayanamiyoruz. bu ne buyuk aci. olenler asker olenler insan olenler baba olenler nisanli olenler evli olenlerin aileleri var, sevdikleri var. ne bu vurdum duymazlik? artik yasadigimdan utanir oldum, bunlarin hesabini kim verecek, bunca aci, gozyasi. bu ne duyarsizlik, yaziklar olsun bize ah milletimiz, yaziklar olsun...

14 Nisan 2016 Perşembe

4 Saatlik Yol 4 Dakikaya Inecek

Ulastirma bakaninin açıklaması. Körfez köprüsü sayesinde körfez çevresinde 4 saat süren yol 4 dakikaya iniyormuş. Körfez çevresi dediğin 80 kmlik bir mesafe. saatte 20'yle gidersen 4 saatte dönersin. bakan herhalde bisikletliler için konuşuyor.

Google Maps'e göre körfezi dolasmak 1 saat 14 dk
Buyrun inanmayanlar icin yol

Bir de buradan geçişimiz için biz araç başı $35 + kdv ödeyeceğiz.

Maaşı alırken yarısına çöküyorlar, alışveriş yaparken %18'ine daha çöküyorlar, araba aldığında, sırf yaptıkları yolları/köprüleri kullanacağız diye arabanın fiyatını 2 katına çıkarıyorlar. Bunlar yetmiyor benzinin fiyatını vergi ile iki katına çıkarıyorlar. Yetmiyor her yıl araba için vergi alıyorlar, hala köprüden her geçişimiz için bizden $35 yani neredeyse 120 lira para istiyorlar.

Bir de utanmadan,
Yüzleri kızarmadan,
Pişkin pişkin,
4 saatlik yolu sizin için kısalttık diyorlar.

ben ne ido'ya araba sahibi olmak için para ödüyorum, ne diğer feribot şirketlerine benzin alırken. devlet şirket midir? şirketse benden arabam için vergi almasın, köprüsünden yolundan geçerken para vereyim.bir de bakan çıkmış, benim verdiğim parayla bana şov yapıyor, üstüne 4 saatlik yolu kısalttım diye işkembeden sallıyor.

bunlar var ya bunlar, bu partililer,
bunları zaman makinesiyle çocukluklarına gönderip ahlaki eğitimlerini tamamlamak lazım...

12 Nisan 2016 Salı

Aklı Öldürürsen

Aklı öldürürsen,
Ahlak da ölür.
Akıl ve ahlak ölürse,
Millet bölünür...
Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür,
Adaleti öldürdüğün gün
Devlet de ölür.
- Sultan Ikinci Mehmet

7 Nisan 2016 Perşembe

2040'ta su rezervleri yüzünden Türkiye'ye savaş açılacak

Aslinda bunun ustunde durmak lazim.. Su rezervlerinin kontrolu ve guvenligi saglanmali.

haberin devami;

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, Birleşmiş Milletler’in (BM) hazırladığı su raporuna göre Türkiye’nin 2025 yılında su sıkıntısı çekeceğini, 2040 yılında ise elindeki su rezervleri yüzünden Türkiye’ye savaş açılacağının iddia edildiğini söyledi.


Su kıtlığı haritası

Birleşmiş Milletler’in (BM) raporuna göre 2050 yılında dünyada 54 tane ülkenin su kıtlığı çekeceğinin hesaplandığını ifade eden Demir şöyle devam etti:

“Toplam dünyanın yüzde 40’ı su sıkıntısı ile karşı karşıyadır. Birleşmiş Milletler’in son raporunda su kıtlığı çekecek 33 tane ülkenin içerisinde Türkiye 27. sıradadır. Her gün dünyada 6 bin çocuk su ve suyun oluşturduğu problemden dolayı ölüyor. Her 6 kişiden biri temiz içme suyu bulamıyor. Dünyanın yüzde 40’ı yani 2.4 milyar insan sağlıksız su şartlarına maruz kalıyor. Günlük su tüketimi Almanya’da kişi başına 620 litre, İstanbul’da ortalama 130 litre, şu anda dünyada tam 2 milyar insan 2 litrenin altında su bulabiliyor. Herhangi bir maddeyi tohumdan kullanıncaya kadar geçen süredeki su tüketimine baktığınızda 1 litre tereyağı üretmek için 400 litre su kullanılıyor. Üzerimizdeki bir tişörtü üretmek için tüketilen su tam 20 tondur. 2 dilim ekmeği çöpe atarak 1.5 ton suyu israf etmek demektir. Türkiye’nin çeşitli ülkelerle sınırlarını oluşturan 22 akarsuyun bir kısmı Türkiye topraklarından akmaktadır. Bu sulardan Fırat, Dicle, Asi, Aras ve Meriç en önemli sınır aşan sularımızdır. Birleşmiş Milletler’in hazırladığı su raporuna göre Türkiye’nin 2025 yılında su sıkıntısı çekeceği, ayrıca 2040 yılında ise elindeki su rezervleri yüzünden Türkiye’ye savaş açılacağı iddia edilmektedir.”

Nisan

Yazamamak adina bir cok sey yazabilirim buraya. ama yazmayacagim. bahane uretmeye gerek yok :) Nisan ayi geldi catti. yillar aylar ne kadar hizli geciyor ve tukeniyoruz biz. ayni asagidaki gibi.. tek yaptigimiz yol bu.. bunun cozumu varmi?

sanirim yok..


14 Mart 2016 Pazartesi

#AnKARA

Yürek yandığıyla, giden canlar gittiğiyle, koltuklar da sahipleriyle kalmıştır.

şu videodaki insanların kaçışına, korkusuna, hayatları boyunca unutamayacakları psikolojik buhrana girmelerinde kimlerin emeği geçiyorsa hepsinin daha fazlasını yaşamasını dilerim. Ankara kararırken, Türkiye de günden güne karanlığa gömülüyor.

2 Mart 2016 Çarşamba

Bakın Bu Dramdır..Passat Mehmet

Düzce Belediye başkanı Mehmet Keleş’in AUDI makam aracı isyanı  sosyal medyada en fazla konuşulan konulardan biri oldu. Başkan 650 bin liraya aldığı AUDI A8 makam aracına yönelik eleştirilere cevap verdi. Başkan Keleş, “ne yapsaydım Passat’a mı binseydim?” dedi.Başkan’ın hedefinde Mercedes’e binen valiler de var.. Ne yapayim Düzceyi boylemi temsil edeyim diyor birde!

Sen zaten temsil etmiyorsun arkadas....! Milletin altinda birak arabayi don yok herifin ettigi lafa bak..

Keske tek derdi bu olsa memleketin!

Ah ahh.. Bu vahim durumu kim cozecek acaba?? Kim?

Malum video;


25 Şubat 2016 Perşembe

Isciler & Diyanet!

Neden isci grevlerine din adamlari destek vermez? Bu soru aklinizi kurcalamiyormu hic?

Mesela ben isci yuruyuslerinde hic sarikli insanlar gormedim..

Ama zengin sermayenin yaninda, masallah, besi birden namaz kildiriyor!

Bugun diyanetin harcadigi para bizden alinan vergiler ile Egitim ve sagliktan daha cok.. Biz dinimize duskunuz ama dinsiz degiliz! bu adamlar bize dini ogretmek icinmi bu kadar para harciyor sizce?

Bizim egitime egitilmeye ihtiyacimiz var..

Ama uyutulmaya sacma sapan fetvalara ihtiyac duyuyoruz.. Elele tutusmak, sarilmak harammis..En cirkinide “Babanın kızını kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek, şehvet duyması, bu tür bir haramlık oluşturmaz. Ayrıca kızın, 9 yaşından büyük olması gerekir” Bu nasil bir ahlaksizliktir!!

Ah guzel ulkem, vah guzel ulkem...

23 Şubat 2016 Salı

Artvin yenilmeyecek!

....Sarp sınır kapısından geçiyorsunuz, aynı doğa, aynı kültür ama bozan, kirleten yok. Gürcistan, eskiden Artvin'de de görülen güzelim ahşap evlerini bile koruyor.
Biz, bu ülkeye düşman adamların elindeyiz diyesi geliyor insanın. Nazım'ın dediği gibi ''Sana düşman, bana düşman, düşünen insana düşman'' Doğaya düşman, yeşile düşman, akarsuya düşman, Cerattepe'ye düşman.
Yiğit Artvin halkı, doğasını korumak için kahramanca mücadele veriyor.
Ve Artvin yenilmeyecek! Bu haramzedelere geçit vermeyecek.

Zülfü Livaneli

18 Ocak 2016 Pazartesi

Issizlik - Salon Turnuvasi

issizlikte dunya 8. olmusken, kendi ligini izlemeyen insanlarin salon turnuvasi adi altindaki para basan programi izlemeleri gercekten ne kadar degisik bir ulke oldugumuzu gosteriyor.. Adamlar orda hem eglenip hemde para kazaniyorlar.. Ne guzel degilmi? Hangimiz hem eglenip hemde para kazaniyor? ki bu para asgari ucret falanda degil.. Milyon dolarlar..!

alin size istikrar. Alin size büyük ekonomi. Alin size sağlam irade. Alin size büyüyen Türkiye...

TV izleyen ummetleriz..

4 Ocak 2016 Pazartesi

Yeni Yil Yeni Umutlar Falan Filan

Yeni yil yeni umutlarla geldi tabii ki.. Yilda yenilendi, umutlarda.. Bu sene dusundugun ne var diye soruyorlar, guzel yasamaktan baska dusuncemiz yok artik.. Hayati guzel karsilayip guzel yasamak. "En karanlık gece bile sona erer ve güneş tekrar doğar." diyor Victor Hugo. O yuzden hayata gulumsuyoruz her ne olursa olsun...