31 Ekim 2014 Cuma

Of of..

Türkiye bu sabah da Isparta'dan gelen bir felaket haberiyle uyandı. Karaman'ın Ermenek İlçesi'nde madende yerin altında suyun içinde 18 işçi 4 gündür mahsur... İşçilerden 16'sı evli ve çocuklu... Yerin altındaki babalara ağlarken, Denetimsizlik ve ihmalkarlık sonucu! Isparta’nın Yalvaç İlçesi’nden elma bahçesinde çalışan işçileri Gelendost’a götüren midibüs kaza yaptı. İlk belirlemelere göre 15 kişi öldü, 30 kişi de yaralandı. Ölü sayısı daha sonra 17'ye yükseldi. Ölü ve yaralıların çoğu evlerine ekmek götürmek için didinen kadınlar...

Benim ülkem bunları haketmiyor! Bu ahlaksız hükümet, ihalelerden komisyon almak dışında bir şey bilmez! İnsanının, hele işçi ise zerre kadar değeri yoktur. Ama ihale alan işverensen, baş köşe senin. Memleket inim inim inliyor yoksulluktan.. Babalar madende ölüyor, analar da böyle ölüyor.. Ne için? 3 kuruş ekmek parası için! cumhurunbaşıda kendine saray yapıyor, 400 milyon dolara uçak alıyor, sarayın bütçesini 400 milyon liraya çıkarıyor. Yiyin efendiler yiyin. Hesap verme günü de gelecek, bekle benim yoksul halkım bekle..

Yazıklar olsun hepinize..


30 Ekim 2014 Perşembe

Ermenek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Sadece bakıyor anlaşılan! Çıkmış birde pişkin pişkin; “Bu acı çekilecek gibi değil. Artık bir çözüm bulmalıyız. Ocağı kapatacağımız zaman işveren 50 kişiyi devreye sokuyor. Sorumluluk hepimizde” diyor. sorumluluk hepimizde diyor. Hadi lan! Ölen ölüyor ateş düştüğü yeri yakıyor! Arkadaş çıkıp demiyor ben yanlış yapıyorum diye. bir kez olsun.. Bakanın görev yaptığı bu süreçte yaklaşık beşbin kişi iş kazalarında hayatını yitirmiş. Varın siz düşünün gerisini. Acıyı çektiren sizler, önlemi almayan sizler, işçiler ölürken bu işin fıtratında kaderinde var diyen yine sizler ama koltuklarınızı bırakmayıp bu işin sorumluları bizleriz deyip istifa etmeyip yine laf kalabalığı yapan yine sizler nerdeyse suçu muhalefete atacaksınız size artık söylenecekler söylendi ama sizin insanlığınız bitmiş bir kere yapacak birşey yok...

Tek suçlu sizleri seçip oraya getirenler değil kısacası..

Birde şu durum var yapamıyorsan bı-ra-ka-cak-sın!

28 Ekim 2014 Salı

Kapak Olsun!

Meğer Mavi Kapak Kampanyasında Kullanılmışız!!!

Teşekkürler Avukat Erdem Akyüz
Doğa ve insanlara çok zararlı olan pet şişeler toplanmıyor da, neden kapakları toplanıyordu.
Bu mavi kapaklar çok mu kıymetli idi.
Hayır.
Pet şişe üreticileri, ürettikleri bu zararlı maddeyi toplamak ve dönüştürmekle yükümlü idiler.
Ama bunları toplamak, biriktirmek ve dönüştürmek hem masraflı hem de zordu.
Bu kadar zahmete girmektense, bürokrat ve politikacılarla kol kola girdiler ve bir çare buldular. Pet şişe kapağını toplayan, aynı miktar şişeyi toplamış sayılacaktı. Öyle ya, ellerinde kapak olduğuna göre, elbette şişesi de vardı !.
Peki bu kapaklar kime toplatılacaktı.
Burada ikinci bir oyun devreye girdi. 500 kilo kapak getirilmesi halinde, özürlülere bir adet tekerlekli iskemle verilecekti.
Böylece hayırsever halkımız, kandırılarak çöpçü gibi kullanıldı.
Tekerlekli iskemlede payımız olsun diye düşünen insanlar; ceplerine, çantalarına, ev ve iş yerlerine doldurdukları mavi kapakları, daha büyük toplama ünitelerine attılar. Kapaklar buradan üreticiye gitti. Üretici bu kapakları “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na” göstererek, aynı miktar pet şişe topladığını beyan etti. Hem cezadan kurtuldu, hem de teşekkür aldı.
Oysa tek bir şişe bile toplanmamıştı.
Denizler, göller, akarsular, yollar, parklar, bahçeler pet şişeler ile dolmuştu ama ağızlarında tek bir kapak yoktu.
Üretici, fabrikatör-akıllı iş adamı, çakma piyasadan aldığı en ucuz ve sağlık için zararlı birkaç tekerlekli iskemleyi, basın huzurunda vererek bir övgü de buradan aldı.
Bu yazımız ardından çok yorum aldık: Pek çok kişi, kullanıldıkları için üzgündü. Üstelik bu kullanılmaya özürlüler de alet edildikleri için iki defa üzgündüler. Bu şekilde bir kullanılmaya araç olarak kullanılan bürokrat ve siyasiler hakkında hiçbir işlem yapılmadığı için bir kez daha üzgündüler. Kimbilir, nerede ve kaç defa daha kullanıldıklarını, aldatıldıklarını düşündükleri için de kızgındılar.
Ama bir kesim daha vardı ki, yazılanları ciddiye almıyor, inanmıyor ve eski görüşlerinde direniyorlardı. Bu kişiler ya çok “iyi niyetli” ya da “niyetsiz”diler.
İşte bu yazı onlar için yazıldı;
Eski yönetmelik yürürlükten kaldırılarak, 24.8.2011 gün 28035 sayılı Resmi Gazete’de bir yönetmelik yayınlandı.
Adı “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” idi.
Yeni yönetmeliğin 4. maddesinde “nelerin ambalaj ve nelerin ambalaj atığı” olduğunun “Ek.1 sayılı cetvelde” gösterileceği yazılı idi.
“Ambalaj Tanımına İlişkin Örnekler” başlıklı Ek:1 sayılı cetvelin, 1. maddesinde “Ambalaj ve atık olarak kabul edilen maddeler” sayılmıştı.
Bunların arasında aynen şu madde vardı : “Su, maden suyu, meyve suyu, şampuan, deterjan ve benzeri ambalajların kapakları”
Yani yalnızca “kapak” ibaresi vardı, kapağın ucunda olduğu şişelerin ismi geçmiyordu, yönetmelikten çıkarılmıştı.
ve “kapak toplamak” yeterli idi.
Halkı kandırmak ve dümenini yürütmek bu kadar kolaydı.
İşte böyle yönetiliyor, böyle kandırılıyorduk.
Bu yazımız da hala ayılmayanlara “kapak olsun!”

Prof. Dr. B. Gültekin Çetiner

27 Ekim 2014 Pazartesi

Uyan Türkiye!

İnsan olan böyle bir şey yapmaz, yapamaz, elleri kalkmaz.. Yazıklar olsun.. Çarşı iznine çıkan iki askerimiz ve komutanımız hunharca silahsız bir şekilde şehit edildi.. Bunun sorumlusu yönetimde olan kişilerdir. Açık ve net! bunun başka bir tanımı olamaz.. Yazıklar olsun. Hepinize! Bizde hep birlikte utanalim Türkiye!




24 Ekim 2014 Cuma

Türkler Sınavla, Suriyeliler Sınavsız Girecek

Yeni! başbakan geçtiğimiz hafta El Cezire televizyonuna verdiği röportajın ikinci bölümünde, çözüm sürecindeki son durum, Türkiye-Mısır ilişkileri ve Türkiye'nin Ortadoğu politikasıyla ilgili açıklamalar yaptı.

Türkiye'deki Suriyelilere en iyi eğitim olanaklarının sunulduğunu belirten Davutoğlu, Suriyelilere sınava girmeden ve ücretsiz olarak Türkiye'deki üniversitelerde okuma imkanı verildiğini ifade etti.

Davutoğlu ayrıca, Suriyelilere geçici çalışma izni verileceğini de belirtti.

Nasıl da gevşek gevşek gururla çok güzel bişey yapmış gibi konuşuyor bu adam. Bu ülkede doğup büyümek demek cidden hayata 1-0 yenik başlamak demek. Birde Türkler sınavla girecek suriyeliler sınavsız girecek diyor. Vatandaşlık vereceğiz diyor. Sen Türk değilmisin??? Yeni Türkiye lideri! bu işte..!

23 Ekim 2014 Perşembe

Tesadüfen Yaşıyoruz! (3)

Tesadüfen yaşayanların ülkesinden günaydın. İstanbul boğaz köprüsü yolunda vinç arabanın üzerine devrildi.


22 Ekim 2014 Çarşamba

Matematik Sorularını Çözebilen Uygulama??

Öğrencileri sevindirecek bir matematik uygulaması geliştirilmiş. Photomath isimli dahi uygulama, matematik sorularını kendi kendine çözebiliyor. Bunun için yalnızca cep telefonunun kamerasını kullanan Photomath, problem dizilişini tanımladıktan sonra problemleri adım adım çözüyor. Uygulama şimdilik temel düzeydeki denklem, aritmetik, kesir ve kökleri okuyabiliyor. Dolayısıyla şu an için uygulamadan trigonometri çözmesini beklemek geliştirici arkadaşa haksızlık olur. Ancak iyice geliştirildiği vakit yapabileceklerini düşünmek gerçekten müthiş.

Photomath uygulaması ücretsiz olması ayrı bir güzellik, şimdilik iOS ve Windows Phone platformları için indirmeye sunulmuş. Android’e ise 2015 yılında gelecekmiş. Android için de bekliyoruz merakla :)


indirmek için;

iOS: 7.2 MB

Windows Phone: 9 MB

21 Ekim 2014 Salı

Türkiye'de Vergi Adaletsizliği

Cnn Türk Ekonomi Müdürü Emin Çapa Aşağıdaki video da, Ekonomi terimlerinin hiçbirini kullanmayarak çok basit, doğru ve anlaşılır şekilde Türkiye'deki vergi adaletsizliğini anlatmış. Teşekkür Ediyorum kendisine.

Video da görüleceği üzere karizmatik bi adam yok. Etkileyici değil. Anlattığı şeyler sıkıcı gibi geliyor ama çok doğru şeyler söylüyor. Ekonomimiz çok kötüye gidiyor. Türk Tarihinin en yüksek vergi oranına çıktığını belirtmesi ayrıca yaralamıştır beni.. Dolaylı vergi Türkiye'de 70% varıyor. Örnek verecek olursak; 30 kurus ekmeğe, 70 kurus vergi (KDV) ödüyoruz. Vergi Cumhuriyeti olduk kimsenin haberi yok..

Video;

20 Ekim 2014 Pazartesi

45 Milyon Dolar??

Sahibinden.com da bir ilan gördüm.. İlan sahibinin antikalardan, para biriminden, kısacası hayatta hiçbir şeyden anlamadığını düşünüyorum. Osmanlı Antikası dediği panoya 45.000.000 $ fiyat yazmış...
Tam tamına 45 milyon dolar.. Yahu velevki böyle bir antikan var neden açık adres yada telefon numaranı verirsin ki? Bir de demiş ki panoyu fotoğraflarda parlama olmaması için cam içersinden çıkardık. Madem o kadar para ediyor neden adam gibi birşeyle çekmediniz? Yada neden daha fazla açıklama yok? Osmanlı zamanı nedir? 45 milyon dolar istiyorsun madem insan biraz hakkında bilgi verir. 623 yıllık bir imparatorluktan bahsediyorsun.. Reklam olduğunu düşünüyorum sahiden..


ilan için tıklayınız

Attığı Gole Sevinirken Ölmek

Hindistan Ligi’nde çok talihsiz bir olay meydana gelmiş. Bethlehem Vengthlang ile Chanmari West arasındaki maçın 62. dakikasında 23 yaşındaki oyuncu Peter Biaksangzuala topu ağlara gönderdi. Golünü taklalar atarak kutlamak isteyen futbolcu, omuriliğine büyük bir hasar verdi. Hemen hastaneye kaldırılan Biaksangzuala, beş gün süren yaşam mücadelesi sonrası hayata gözlerini yumdu.

Allah Rahmet eylesin.. Belkide ne hayalleri vardı.. Tehlikeli hareket nerede olursa olsun yapılmamalı..


O an..

18 Ekim 2014 Cumartesi

Ebola O Kadar Kötü Bişi Değil

Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü hani deve kesen adam varya hee tanıdınızmı işte o dün çıkmış demişki, ''Ebola virüsünün göründüğü kadar kötü bişi değil, "Tabii ki Allah göstermesin! bulaşınca öldürüyor." Aaa hakkatenmi? diyesim geldi.

Tövbe estağfurullah.. Abicim bu adamlar ne kullanıyorlar yahu?? Bu kadar kafa yapıyor..

Şaşırdım vallahi bu yoruma..

Neyse Size Ebola virüsünden bahsedelim biraz, hani kötü bişi değil ama bahsedelim yinede;

1. Ebola Virüsü Nedir?
Ebola virüsü, insanlarda ve hayvanlarda kanamalı ateş şeklinde ciddi hastalık formlarına yol açan virüstür. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 4. Risk Grubu Patojen olarak kabul edilmektedir.

2. Nasıl Ortaya Çıktı?
Virüs, ilk olarak 1976 yılında Sudan ve Kongo'daki salgınlarda tespit edildi ve adını Kongo'daki bir nehirden aldı. Virüsün doğal kaynağının Afrika'daki meyve yarasaları olduğu düşünülüyor. Virüslerin varlığı bu yarasaların coğrafi dağılımıyla örtüşüyor.

3. Nasıl Yayılır?
Virüsün insanlara nasıl bulaştığı tam olarak bilinmemekle birlikte kaynağın yarasalar olduğu düşünülmektedir. İnsandan insana geçiş çeşitli vücut sıvılarına (kan, kusmuk, idrar, dışkı, ter) direkt temas ile olmaktadır. Bir kez birisi hastalandığı zaman, virüsü birkaç değişik yol ile diğerlerine bulaştırabilir.

4. Nerelerde Görülüyor?
Adını, Afrika'daki bir nehirden alan hastalık, Liberya Cumhuriyeti, Gine Cumhuriyeti, Sierra Leone Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Gabon, Güney Sudan, Fildişi Sahilleri, Uganda ve Kongo Cumhuriyeti'nde görülüyor.

5. Belirtileri Nelerdir?
Ebola virüsüne bağlı meydana gelen kanamalı ateş hastalığı sonucunda bağışıklık sisteminde çökme, pıhtılaşma fonksiyonunda bozukluk, kaçış sendromu (kanın serum kısmının damar dışına çıkması) ve şok tablosu gelişmektedir.
Virüs vücuda girdikten sonra ortalama 5-10 gün içinde hastalık gelişmektedir. Hastalık tipik olarak ani başlangıçlı yüksek ateş, üşüme, titreme ve bitkinlik şeklinde başlamaktadır. Diğer belirtiler şiddetli baş ağrısı, kas ağrısı (özellikle gövde ve sırtta), bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısıdır.

6. İlerleyen Safhalarda Neler Yaşanıyor?
Hastalığın ilerleyen safhalarında, göz, burun, kulak, ağız ve rektumdan kan geliyor ve serum iğnesinin ciltte açtığı deliklerden kan akıyor. Temel olarak vücuttan dışarı kan akması hastalığın en tanımlayıcı sendromu olarak görülüyor. Hastalığın başlangıç evrelerinde görülen ateş, kusma, ishal zaten başka birçok hastalığın da diğer tanımlayıcı sendromları olarak kabul ediliyor. Çoğu zaman hastalar kanama olduğu zaman Ebola virüsü taşıdıklarını anlayabiliyor ve Ebola virüsü taşıyan insanlar en sonunda çoklu organ yetmezliğinden hayatlarını kaybediyor. Bunun en büyük nedeni Ebola virüsünün vücuttaki beyaz kan hücrelerini hızla yok ederek bağışıklık sistemini çökertmesi ve insan vücudunun virüse karşı savaşamaz hale gelmesi sonucu organların iflas etmesi.

7. Tedavisi Nasıl Oluyor?
Ebola virüsüne bağlı ölüm oranı %50-90 arasında değişmektedir. Bu hastalığın tedavisi için kanıtlanmış, etkili bir yöntem bulunmamaktadır. Ancak belirli destek tedavileri uygulanmaktadır. Dünyanın önde gelen bağışıklık sistemi uzmanlarından Doktor Anthony Fauci, en geç 2015 sonuna dek Ebola virüsüne karşı bir aşı geliştirmeyi umduğunu söyledi.

8. Ne Kadar Tehlikeli?
Gine’de ilk kez görülen Ebola virüsünün daha sonra Sierra Leone ve Liberya’da, büyük kentlerin de dahil olduğu bir coğrafyaya yayıldığı görülüyor. Virüsün etkilediği bir kişinin uçakla Nijerya’ya gitmesinden sonra bu ülke de salgın olan yerler arasına girdi.
Son salgın şimdiye kadar görülen en ölümcül virüsü içeriyor. ‘Zaire Ebola Virüsü ‘ adlı virüs, bugüne dek enfekte ettiği insanların yüzde 90'ının hayatını kaybetmesine yol açtı. Virüs bir kişiyi yaklaşık 3-4 gün içinde öldürebiliyor.
Salgının bu denli tehlikeli olmasındaki tek faktör virüsün yapısı da değil. Batı Afrika’da patlak veren ilk büyük Ebola salgın olması nedeniyle, bölgedeki sağlık ekipleri yeterince eğitimli ve deneyimli değil. Dahası, Batı Afrika’da yaşayan insanlar, daha evvel salgına sahne olan Orta Afrika halkına göre daha fazla seyahat ettiğinden virüsün yayılmasına yol açıyor.

Yeni Kimlik Kartları

Yeni kimlik kartları aralıkta verilmeye başlanacakmış, iyi, çok güzel, harika, güvenliğimiz için alınan bir karar saygı duymak lazım.. Saygılıyız hökümetimize ama faturası yine niye bize kesildi anlayamadım! 4 kişilik bir aileyi ele alalım 18x4=72 TL. Nereye gidecek bu 72 TL? 1 gb çip varmışta ondan bu fiyatmışta falanda filanda geçiniz efendim bu işleri, şu an 8 gb bir hafıza kartı o fiyat yahu.. Gerçi şaşırmamak lazım suyu kullanıyoruz parasını veriyoruz, bir de suyu kullandık diye atık su bedeli de veriyoruz, şaşırmam normal mi?! Normal mi eyyy soyulan zengin! halkım??


17 Ekim 2014 Cuma

Kuş Olmak

Aslında çok şeydir kuş olmak özgürce uçmak, güzelce yapmak.. Arkadaşın lüks anlayışını sevdim bu duvar yazısında. Ne kadar naif ve düşük bütçeli düşünüyor benim vatandaşım. :P


16 Ekim 2014 Perşembe

Şaka Gibi İş İlanı

:) Beni güldüren iş ilanıdır. Şaka gibidir vesselam, İş ilanlarının, eleman aramanın ne kadar şekil değiştirdiğini gösteren bir ilan var aşağıda, ekran görüntüsü aldım ama ilanada bakabilirsiniz bkz;


Reklam olabileceğini düşünüyorum :) o yüzden bende başvurdum ilana hadi bakalım bide ön yazı yazmışımki öffff bakınız aşağıda :) Hadi bakalım ilan doğruysa ararlar :)


Çok Taze Çok

Bakın paketten kim selam veriyor.. Tazelik budur işte. En doğal olan doğadan :)


Reklamın iyisi kötüsü olmaz :)

14 Ekim 2014 Salı

Reklam Kokan Hareketler Bunlar

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 51’incisi düzenlenen Uluslararası Altın Portakal Film Festivali’nde Jüri Başkanlığı yapan ünlü sinema oyuncusu Yılmaz Erdoğan, Rixos Oteller zincirinin en başarılı otelleri arasında yer alan Rixos Downtown'ın kral dairesinde ağırlanıyor...

Ekstralar hariç geceliği 1, 415 euro olan kral dairesinin toplam alanı 128 metrekare. 2 yatak odası, 1 salon, 2 banyo, 1 jakuzi, twin ya da king size yatak, oturma grubu, merkezi klima, kasa ve halı zemin bulunan odada ayrıca 3 LCD televizyon ve internet  bağlantısı bulunuyor...

İşte haber yukarıda, ne demişler reklamın iyisi kötüsü olmaz. Antalya Belediyeside el değiştirince parayı har vurup harman savurmaya başlamış.. Durmak yok yola devam.. Çok zengin ülkeyiz çok..

13 Ekim 2014 Pazartesi

Yakın, Yıkın, Devlet Ödesin

Batman’da 8 Ekim tarihinde Kobani protestolarıyla başlayan ve 3 gün süren gösteriler sırasında, çeşitli kamu ve özel bankalara ait 20 ATM ateşe verildi. Batman merkezdeki kamu ve özel bankalara ait toplam 3 milyon lira yandı veya kayboldu. Batman Valisi, olaylarda 7’si çocuk 22 kişinin tutuklandığını belirterek, işyeri hasar görenlerin zararının karşılanacağını söyledi! Kim karşılayacak zararı? devlet?! Neden devlet? yaksın yıksınlar devlet karşılasın.. Kimin parasıyla karşılıyor? vergi veren bizlerin. Vali efendi sanki kendi parasını harcıyor yahu..

Bu ülkenin civisi çıkmış.. Tamiri imkansızlaşıyor gün geçtikçe..


Üşüyoruz

Hayatta bizi böyle bekliyor...


9 Ekim 2014 Perşembe

Suriyelilere çalışmaları için yeni kimlikler verilecek?

Haber bu;

Türkiye'ye göç eden Suriyelilere yeni kimlikler verilecek. Böylece Suriyeliler daha rahat çalışma hayatına atılmış olacak.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Suriye'den gelenlerin istihdamı için ikincil mevzuatın kısa sürede yayınlanmasını beklediklerini belirterek, "Bu mevzuat çerçevesinde Suriye'den gelen misafirlerimize kendilerini tanımlayacak bir kimlik verilecek. Bunların istihdamı bir ölçüde gerçekleşmiş olacak. Çalışma imkanını elde etmiş olacaklar" dedi. Cumhurbaşkanı dün yaptığı açıklamada Türkiye'de 1.5 milyon Suriyeli olduğunun bilgisini vermişti. 

O kadar işsiz genç, o kadar emekçi insan dururken. Suriyeli mülteciler için yapılacak olan kimlikleri anlamış değilim? Bir de diyorki haberde 'Suriyelilere çalışmaları için yeni kimlikler verilecek' yahu hani bunlar misafirdi? Zaten bir sürü işsiz güçsüz insanın yokmu? Birde kimlikleri süslemişler devlet tapusu verir gibi.. Törenle vermezseniz adam değilsiniz.. Sabah sabah çok sinirlendirdi beni bu olay..
Hadi hayırlı işler Suriyeli kardeşlerimiz!..

Kimlikler;



Not: Beni kimse yanlış anlamasın Suriyelilere lafım yok onları bu ülkeye sokup, ülkede olup bitenleri, işsizleri görmeyenlere lafım.

2 Ekim 2014 Perşembe

Komşusu Aç İken Tok Yatanlar!?

Dünyanın heryerinde farklı olaylar var, Ortadoğu da ben kendimi bildim bileli bir yangın, bir savaş var.. O çukara Türkiye' de ha düştü ha düşecek diyorlar.. Ama dünyanın farklı yerlerinde de lüks yaşam yarışına girmiş insanlar.. Örnek; bir adam, bir hava yolu şirketinden King Class hizmeti dedikleri, hizmeti satın alıp Singapur'dan New York'a toplam 23 bin dolar (Yaklaşık 52 bin lira) a uçmuş. Lükslüktede sınır tanımıyormuş beyfendi. Bu haberi okuyunca Hadisimizde geçen "Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir." Sözü geldi aklıma.. Adamlar öyle yaşıyorlar ki. Hakikaten bizden değiller.. Herkes bu olan biteni seyrediyor..

İnsanlar ölürken insanlıktan bahsediyor insan olmayan mahluklar..


1 Ekim 2014 Çarşamba

Güncelleme

Artık zammın adıda güncelleme.. Dolar, Lira karşısında değer kazandı da, eee elektrikte fiyat güncellemesi yaptık. eee doğalgazada güncelleme yaptık.. Ha ama bunlar 3 aylık periyotlarda.. Bakın vallahi dolardan kaynaklı, hani amerikada isyan falan çıktı ya ondan..

Kesinlikle başka sebebi yok. Ekonomimiz süper bizim olum. Hop oturup hop kalkıyoruz, güzelliğinden. Saçmalama ne krizi öyle şeyler getirme aklına.

Kaçak elektrik kullananlar varya onlarada sponsor olmaya devam etmelisin ey halk unutma bunuda,

Bak ne güzel, güzel güzel yönetiyoruz ülkeyi. Sende izle, Evet de yeter. Gerisi halkın adamında, bak yeni Türkiye böyle. Kanunsuz, ahlaksız bir ülke.

Hadi bakalım Ak Sarayda görüşürüz. Tabii halk ile değil iş adamları ile.!