25 Temmuz 2014 Cuma

Hatayı Göklerde Arama

Hatırlarsanız Hitler’in sağ kolu, ölünceye kadar yanında kalan ve düşmanları tarafından dahi dünyanın gelmiş geçmiş en büyük propaganda dehası sayılan Dr. Goebbels’in kuramlarından bazılarını daha önce yazmıştım;
Onlardan biride şuydu;
-Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin.
Evet bugün bile yağmurun yağmayışını, hatalı bulup doğaya suç atanlar var.. Aşağıdaki habere bakarsanız neden istanbula az yağmur yağdı az çok anlarsınız.. Tabii ki tek neden bu değil.. Ama bu da bir neden..

Haber;

TÜRK Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, 3. havalimanı inşaatı nedeniyle 70 göletin denize karıştırıldığını ve 8 derenin kurutulduğunu iddia ederek, “2.5 milyon ağaç katledilmişken yağmur beklemek boşuna. Ciddi su krizi yaşanacak” uyarısında bulundu.  İSKİ’nin barajlardaki ölçüm oranlarına göre 2005 yılından bu yana ilk kez İstanbul barajlarındaki su seviyesinin yüzde 20’nin altına indiğini belirten Bozoğlu, Hürriyet’e “Defalarca bu tehlikeye dikkat çekmiştik, bugün uyarılarımız  ne yazık ki tek tek gerçekleşiyor“ dedi.


İskinin ölçüm oranları, Durum çok vahim, inşallah yanılıyordur bunca mühendis bunca bilim insanı;



23 Temmuz 2014 Çarşamba

Yokluklar İçinde, Var Olmak

Herkesin bir hikayesi vardır.. Aşağıdaki hikaye en çok bizleri ilgilendiriyor, hiç bir şey için geç değildir;

- 7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı. Yalnız ve içine kapanık biri olarak yaşamaya, oradan oraya sürüklenmeye başladı.
- 8 yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı. Zamanını tarlalarda kargaları kovalamakla geçirdi.
- 10 yaşında yüzü kanlar içinde kalacak şekilde, yeni okulundaki hocasından dayak yedi. Ailesi onu okuldan aldı. Sinirden ve korkudan üç gün evinden çıkamadı.
- 17 yaşında hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı.
- 24 yaşında tutuklandı, günlerce sorguya çekildi ve 2 ay tek başına bir hücrede hapis yattı.
- 25 yaşında sürgüne gönderildi.
- 27 yaşında kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisinin de üyesi bulunduğu derneğin çalışmaları ile kahraman ilan edilirken, kendisi hiç önemsenmiyordu. Doğduğu şehrin merkezinde rakibi törenlerle karşılanırken, o kalabalık arasında yalnız başına olanları izliyordu.
- 30 yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken, doğduğu şehir düşmanların eline geçti.
- 30 yaşında amiri, onu kendisinden uzaklaştırmak için başka göreve atanmasını sağladı. Yeni görevinde fiilen işsiz bırakıldı. Aylarca boş kaldı.
- 37 yaşında böbrek rahatsızlığından Viyana'da 2 ay hasta ve yalnız halde yattı.
- 37 yaşında komutan olarak yeni atandığı ordu, dağıtıldı.
- 38 yaşında Savunma Bakanı tarafından görevinden atıldı
- 38 yaşında bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi bile yoktu ve başkasından bir redingot ödünç aldı. Ayrıca cebinde sadece 80 lirası vardı.
- 38 yaşında kendisi için tutuklama kararı çıkartıldı.
- 38 yaşında en yakın beş arkadaşından üçü, onun Kongre temsil heyetine üye olmaması için oy kullandı.
- 39 yaşında idam cezasına çarptırıldı.

Sonra Ne mi Oldu?

42 yaşında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı oldu!

Okuduğunuz öykü efsanevi lider Mustafa Kemal Atatürk'e aittir. Şimdi düşünün, sizin başarılı olmanızı engelleyen ama Atatürk'ün karşısına çıkmamış bir engel var mı?

Başarınızın önündeki engel ne? Paranız mı yok? Atatürk'ün de yoktu! Sağlığınız mı bozuk? Atatürk'ün de bozuktu! Çevrenizde sizi çekemeyenler mi var? Atatürk'ün de vardı! Bazı yakın arkadaşlarınız sizi arkadan mı vurdu? Atatürk'e de vurdular! Aileniz çok zengin değil mi? Atatürk'ünki de değildi! Amirleriniz hakkınızı mı yiyor? Atatürk'ünkini de yemişlerdi! Sizden daha beceriksiz ama hırslı insanlar, sizden daha hızlı yükselip size amirlik mi yapıyor? Atatürk'ün de başına gelmişti! Geçmişte bazı denemeleriniz de başarısız mı oldunuz? Atatürk de olmuştu! Hakkınızda idam fermanı çıktığı için mi başarılı olamıyorsunuz? Atatürk'ün de başına gelmişti!

Kişisel sorunlar büyük başarıların önünde engel değildir.
Mustafa Kemal kişisel kurtuluş savaşı ile ülkeyi kurtarma savaşını birlikte götürebilmişti.
Bilinen bir deyişle ona ''para yok'' dediler, ''bulunur'' dedi,
''düşman çok'' dediler, ''yenilir'' dedi. Ve ''sonunda tüm dedikleri oldu. Gençliğe hitabesinde niçin '' vazifeye atılmak için içinde bulunduğun şartların imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin'' dediğini sanırım daha iyi anladınız.

22 Temmuz 2014 Salı

Türkmen'lerin Durumu Nasıl?

Hani hatırlarsınız talimat gelmişti Türkmen'leri haber yapmayın diye.. Evet haber yapılmıyor.. Peki neler oluyor Türkmen kardeşlerimizin yaşadığı yerlerde? Aşağıdaki fotoğraf herşeyi açıklıyor bence..


Kuzey Irakta Türkmen kızının su aracının peşinde koşarken ki durumu.. Talimatı alan haber kanalları, azıcık yüreğiniz sızlıyorsa gösterin bu fotoğrafı.. Konuyu değiştirmek için o kadar çok uğraşıyor ki.. yeni bir terör örgütü yarattılar.. Onu yargılıyorlar 5 senede onunla oyalanır millet.. Hadi hayırlı olsun..

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Bir Kaç Mehmet

Malum Partinin Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Bey: 'Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclisi toplamayız!'
Malum Partinin Başkanı ve Başbakan Bey: Reyhanlı'da 53 sünni vatandaşımız şehit edildi!
Malum Partinin Başkanı ve Başbakan Bey: 'Bu mesleğin fıtratında bu var. Bu mesleği yapanlar bu tür olayların yaşayacaklarını bilerek çalışıyorlar demektedir'

Arkadaş sana söylüyorum hiç mi akıllanmazsın? Yukarıdaki yazılanları senin için, senin halkın için söylüyorlar.. Reyhanlıda olanlar için pis pis sırıtan 'deha' denen şahsiyet yok mu.. Yatacak yerleri yok Allah'ıma..

Birde çıkmışlar 3 günlük yas ilan ediyorlar! Yukarıdaki olaylar olduğunda neden yas ilan etmediniz? Doğru siz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değilsiniz ki!

Ben de kınıyorum israili ama arkadaş kendi vatandaşın ölürken ses çıkarmıyorsun başka insanlar ölürken sesin çok gür çıkıyor..

Yazık Yazık.. Her işleri şov..

18 Temmuz 2014 Cuma

Atladılar!

Erzurum'da Atlama kuleleri yıkıldı.. Peki bu atlama kuleleri ne kadar a mal oldu? 65 milyon lira! Ne para değilmi? (Kaynak)
Peki bu atlama kulelerini yaparken hiç mühendis falan kullanmadımı bunlar? kullandılar.. Eee neden çöktü? ımm sanırım ucuz işçilik ve taşeron kullanmaktan..
Nasıl olur yahu? 65 milyon liralık yerde ucuz işçilikmi olur? ee yandaşsa olur..! Tesislerin, heyelan potansiyeli taşıyan alanlar üzerine yapılması yetmezmiş gibi, yeterli kar yağışının olmayacağı kaygısı güdülerek heyelan potansiyeli taşıyan alanların da içinde yer aldığı bölge üzerine su püskürtülmesi amacıyla iki adet gölet yapılmıştır. Bu süreçte kurumda çalışan bazı mühendislerin göletlerde biriken suların heyelanları tetikleyebileceği kaygılarına rağmen idare bu kaygıları görmezden gelerek jeo-membranlarla geçirimsizlik sağlayacağını iddia ederek bu göletlerin yapımını da gerçekleştirilmiştir. Ülkemizin jeolojik gerçekliliği göz ardı edilerek, doğaya inat ’her yerde inşaat yaparım’ anlayışının sonucudur bu heyelan..

Dahada vali diyor ki;  Erzurumlular merak etmesinler yenisini yapacağız! yahu arkadaş bu para kimin cebinden çıkıyor???

Yazıktır! Ayıptır!..

Ama bence bunlar Almanya ve Avusturya ortak komplosu. Malum Avrupa'nın en büyük atlama rampaları bu ülkelerde. Şimdi Erzurum devreye girince ne oluyor? Adamların rampalarına kimse gitmiyor. Anladınız mı?Anlamadınız mı? 3.Havaalanı ile aynı işte. Nesini anlamıyorsunuz? :)

Kısa ve özü Erzurum'da malum partinin aldığı oy yüzde 58.8 yani; halk memnun be kardeşim..

Sen o kadar çok yaz ki!

Osmanlı'ya İsyan

Öncelikle aşağıdaki görsele iyi bakınız. Bayraklar hemen hemen aynı.. Görselde de görüleceği üzere ingiliz diplomat mark sykes tarafından tasarlanan bayrak aslında şuan filistin bayrağı.. Diğer bayraklarda ne çok benziyor değilmi tasarlanan bayrağa?

İşte bu yüzden bu ülkede bizim hiç kimse dostumuz değil.. Sadece birbirimizle dostuz biz.

Tabii ki oradaki insanlara saldırmayı destekleme değil bu ama tarihten dersler çıkarmak gerekir.. İsrail de elbet yaptığının bin katını çekecektir..


16 Temmuz 2014 Çarşamba

Şu Tepe Pullu Tepe

Şu Tepe Pullu Tepe türküsünü ararken Selahattin Demirtaşın okuduğu nerede söylediğini bilmediğim aynı isimli türküye rastladım. Merak ettim dinlemek istedim.. Çok güzel okumuş ve çok güzel saz çalmış.. Beğendim.. Hala anlamadığım bir şey var aynı türküleri söyleyip, dinliyoruz, aynı şeylere üzülüp, seviniyoruz.. Saçma salak idolojik sebeplerden dolayı birbirimizi öldürüyoruz. Zamanı gelecek bu güzel ve uğruna kanlar dökülen topraklarda yaşayacak insan kalmayacak..

Buna üzülüyorum..

Buyrun video;




Not: Kesinlikle siyaset ile alakalı bir şey düşünerek bu yazıyı yazmadım..

15 Temmuz 2014 Salı

Teşekkürler Google Amca

Google bile doğum günümü kutluyor yahu.. Arama sayfasında aşağıda ki gibi bi Doodle çıkıyor :) Teşekkürler Google Amca :)


Doğum Günü

Yine bir 15 Temmuz.. ve yine bir doğum günü.. Yaşlandıkca seviniyordum ama artık inanın üzülüyorum.. Yaşlanmaktan değilde aslında.. Farklı bir duygu var içinde.. Hüzünleniyorum.. Neyse Mabel Matizin yaşım çocuk şarkısını kendime armağan ediyorum.. Teşekkürler:)



Bu arada geçenlerde okuduğum rahmetli büyük üstadlarımızdan Sadri Alışık'ın yazısında bir kesit;

“Hayat demek ölümü beklemek demektir. Az çok hepimiz denizi, yıldızları, ağaçları, işte falanları filanları göreceğiz. Bir çok şeyin tadına bakacağız sonra da ister istemez “gidiyorum, elveda” şarkısını söyleyeceğiz. Öyle ise gidenin de kalanın da gönlü hoş olsun.”

Sadri Alışık (1925 - 18 Mart 1995)

13 Temmuz 2014 Pazar

Propaganda

Hitler’in sağ kolu, ölünceye kadar yanında kalan ve düşmanları tarafından dahi dünyanın gelmiş geçmiş en büyük propaganda dehası sayılan Dr. Goebbels’in kuramlarından bazıları;
-İnsanların beyin tembelliğine dayanarak hareket edin...
-Yalan söyleyin, mutlaka inanan çıkacaktır.
-Bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, halk o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser.
-Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur.
-Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.
-Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin.
-Asla kabahat ve suç üstlenmeyin.
-Kendinizi savunmak yerine karşınızdakileri sürekli savunmada bırakın.
-Sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın.
-Önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. Çünkü onları kandırmak kolaydır.
Sanki bunların aynısını yapan biri var gibi Türkiye’de...

Yukarıdaki yazı bana ait değil.. Hürriyet yazarlarından Yalçın Bayer in 14.02.2014 tarihli köşe yazısından.. Ne güzel yazmış son cümleyi.. Şimdi okuma şansım oldu.. Böyle yazılar maalesef kimseye ulaşmıyor..

Bu arada Dr. Goebbels 'i bilmeyenler için; 1933-1945 yılları arasında Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı yapmış Alman politikacıdır. Adolf Hitler'in en yakın arkadaşlarından biri ve en sadık yandaşıydı. Kendisi coşkulu ve enerjik hitabet yeteneği, sert anti-semitik görüşleri ve kitlesel propagandanın Büyük Yalan olarak bilinen tekniğini kullanmadaki ustalığıyla bilinirdi.

Bombalar Düşerken

Bombalar Düşerken herkes uyuyor..
Bombalar düşerken insanlık ölüyor..
İsrail bir değil bin yapıyor!
Bombalar düşerken herkes susuyor..
Bombalar düşerken çocuklar ölüyor..


Bombalar düşerken dünya nerede? Van münit başbakan nerede? Güzel! tarafsız! basın nerede? Bu soruların cevapları yok.. Çünkü onun ‘Yahudi Cesaret Ödülü’ var..

Hamdolsun...

12 Temmuz 2014 Cumartesi

Her Devrin Adamları


On televizyon kanalınız, beş gazeteniz, yüzlerce belediyeniz olunca sanatçı, gazeteci, sporcu elbet inci gibi karşınızda dizilir. Her devrin adamları, her devir farklıdır.. buyrunuz;


11 Temmuz 2014 Cuma

Edmund Burke

Şeytanın zaferi için gerekli olan tek şey, iyi insanların hiçbir şey yapmamasıdır..


Ne güzel ve yerinde bir söz..

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Mutluluk...

"Ben 5 yaşındayken annem her zaman bana mutluluğun hayatın anahtarı olduğunu anlatırdı. Okula başladığım zaman sınavda bana büyüyünce ne olmak istediğimi sorduklarında 'mutlu olmak istiyorum' yazdım. Onlar bana soruyu anlamadığımı söylediler, ben de onlara onların hayatı anlamadığını söyledim."

John Lennon..


8 Temmuz 2014 Salı

11 bin TLye Uçak Bileti Almak

Bir yerde okumuştum Türk Hava Yollarının faiş fiyatla bilet sattığını ama arkadaş bu nedir ya!? bu nedir!? Hani bir yazımda Redwood Ormanlarından bahsetmiştim onun için bi uçak bileti bakayım dedim ve 20 Temmuz 2014 tarihli İstanbul - New York seferi için sorguladığım business class sınıfı uçak bileti aşağıda..



Adamlar sırf gidip gelmeye 22bin tl veriyor.. Arkadaş bu adamlar nasıl bir dünyada yaşıyor da biz buna dahil olamıyoruz? diyesi geliyor adamın.. Ben kredi çekmek istiyorum bankadan 20bin tl bana hadi ordan diyorlar. Adamlar o paralarla gidiş geliş uçak bileti alıyor.. Adaletin bumu dünya.. Ne diyim bilemedim..

Kalkınma Bakanlığı..

Kalkınma Bakanlığı Türkiye’nin yoksulluk haritasını çıkarmış. Buna göre Türkiye’nin yüzde 16.3’ü, 4 bin 515 TL olarak belirlenen yoksulluk sınırı altında yaşıyormuş.. Yine aynı bakanlık hiç üşenmemiş yoksul kesim olarak gösterdikleri kişiler içinde et, tavuk ya da balık içeren yemek yiyebildiğini belirtenlerin oranı İstanbul’da yüzde 20.1 iken bu oran Batı Anadolu’da yüzde 3.58’e Batı Karadeniz’de ise yüzde 3.24’e iniyormuş.. Yani 100 kişiden İstanbulda 80 i, Batı Anadoluda ve Batı Karadeniz'de 96 sı et, tavuk ya da balık içeren yemek yiyemiyor.. Egeyi, Doğuyu hiç hesaplayamamışlar sanırım!

Buradan anlaşılacağı, bakanlığın umurunda değil aç vatandaşlar, kalkınma bakanlığı denilen bakanlığın aslında az çok belli nereyi kaldırdığı..

Yoksul insanlar boğaz derdine düşmüş, adamlar daha çok nasıl para kazanırım onun derdinde.. Bu arada kalkınma bakanlığı ne iş yapar yahu? böyle araştırmalar için TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) kurulmamışmıydı?

Harcanan bunca emek, bunca para.. Yazık bu ülkenin değerlerine..

4 Temmuz 2014 Cuma

Ankara'da Boğaz!

Seçim öncesi tüm medya ve gsm operatörlerini ayartıp milleti taciz et ve ağla, seçimi kaybedecekken sahtekarlıklarla seçim kazan, twitterda saçma sapan çatışmalara gir, güzelim başkentimiz ile hiç ilgilenme sonrada ben başkanım diye ortada gez.. Yarım akıllı bir adam bile sana oy vermezdi ama gel gelelim durum bu.. Sahtekarlık, o, bu oldu ama müstahak bizim insanımıza aşağıdaki manzara.. sayende başgan istikrar sürüyor.. 2011 de sularla dolu olan alt geçit bugün yine sularla dolu..


3 Temmuz 2014 Perşembe

14. Yıl..

Büyük Usta Kemal Sunal'ın Umudumuz Şaban filmindeki, hizmet yolunda! halka hitap konuşması;


şimdi ben buraya neden çıktım? niçin çıktım? nasıl çıktım?
bunu izaha gerek yok.
gördünüz, yürüdüm çıktım.
ama çıkmamış da olabilirim.
çıkmışsam çıkmışımdır, çıkmamışsam çıkmamışımdır.
görünen köy uzakta değildir.
buraya çıktık da sonradan çıkmadık mı dedik?
bunlar bir takım uydurma laflardır.
sahi yav, ben buraya neden çıktım?
kim çıkardı ulan beni buraya?
-biz çıkardıık.
okulllll, yollllll, tapuuuuu..
-yuuuuh.
bırakın onu beni dinleyin ve de şunu unutmayın atasözüdür.
''Oylarınız damlaya damlaya dağdan kestim kereste.''

Bugünü ne güzel özetlemiş.. Gerçi Türkiye için her dönem aynıdır.. O zaman daha özgürmüşüz sanki be arkadaş..

Bugün ölüm yıldönümü Büyük Usta'nın.. Allah Rahmet Eylesin.. Çok sevmiştik.. Ve nedense çok sevdiğimiz insanlar çabuk göçüyorlar..

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Simple Humanité

Biliyorsunuz Asgari ücrete % 6 zam geldi.. yani 37 lira 80 kuruş a tekabül ediyor bu rakam.. Olay böyleyken aklıma serbest piyasa düzeninin fikir temelinde ana kurucusu sayılan Adam Smith'in “Milletlerin Zenginliği” adlı kitabında bu düzende işçiye verilen ücretin bir hayvanın (simple humanité) çalışmasını sağlayacak tarzda yeme ve içmesi için gerekli olan miktar kadar olacağını ifadeleri geldi. Ülkemizde bu enteresan düşüncenin daha da beter bir şekilde yansımaktadır. Zira saptanan asgari ücret iki çocuklu bir ailenin açlık sınırının altında bulunmaktadır. Üstelik bu durumdan utanç duyması gerekirken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının pişkin bir şekilde “800 TL’lik asgari ücretin iyi para olduğunu” söylemişti.. Hatırlarsanız..

Ama bizim milletimize müstehak Adam Smith'in işçi maaşları konusunda kullandığı terim aklıma geliyor sürekli.."En yaşamsal faaliyetlerini gösterebilecek kadar ücret." bir nevi "işçi bir hayvandır, yemini ver çalıştır." demiştir..

Olay bu kadar basit.. Açlık sınırının altında yaşayıp malum adamı tanrılaştıran insanlara hiç bir şey anlatamazsın.. Bu ülkede 'bazı şeyler böyle gelmiş böyle gider.' zihniyeti ile devam eder.. Edecektir..

Asgari ücrete gelen zam öğün başı ister 3 kuruş, ister 1 kuruş isterse hiç olmasın.. bizim milletimiz bu düzene hiç bir şekilde ses çıkarmaz artık..

1 Temmuz 2014 Salı

Birazcık Huzur...

Birazcık huzur diyorsanız eğer; İngiliz Ses Terapisi Akademisi, insan üzerinde rahatlatıcı bir etkisi bulunan müzikleri araştırarak on şarkı tespit etmiş. Manchesterlı grup Marconi Union‘un sekiz dakikalık Weightless şarkısı da bu listeye birinci sıradan yerleşerek, dünyanın en rahatlatıcı şarkısı olarak seçmiş. Kalp ve beyin dalgalarıyla ideal bir ritim tutturan 60 BPM’lik bu şarkının, masaj yaptırmaktan veya yürüyüşe çıkmaktan daha rahatlatıcı olduğunu tespit etmişler. Ancak araba kullanırken dinlenmesini kesinlikle tavsiye etmiyorlar, Dikkat etmekte yarar var..

Hakikaten şarkıların rahatlatıcı özellikleri var. Tavsiye ederim.. Liste aşağıda.. Ben evimin bir köşesinde böyle müziklerin çalmasını çok isterim.. Gözlerini kapat ve rahatla.. İşte huzur.. Hepimize lazım.. Hemde çok..

Liste;

1. Marconi Union – Weightless
2. Airstream – Electra
3. DJ Shah – Mellomaniac (Chill Out Mix)
4. Enya – Watermark
5. Coldplay – Strawberry Swing
6. Barcelona – Please Don’t Go
7. All Saints – Pure Shores
8. Adele – Someone Like You
9. Mozart – Canzonetta Sull’aria
10. Cafe Del Mar – We Can Fly